sübye1

sübliminal

Fr/İng subliminal eşik-altı, bilinç sınırına girmeyen Lat subliminalis eşik altı § Lat sub alt Lat limen eşik

sübtil

Fr subtil ince, latif, zekice, dolaylı Lat subtilis ince (kumaş) << Lat sub tēla «kumaş altı» Lat sub+ tēla kumaş, dokuma

sübut

Ar ṯubūt ثُبُوت z [#s̠bt fuˁūl msd.] kalıcı olma, kesinleşme, ispat olunma Ar ṯabata ثَبَتَ zkaldı

sübvansiyon

Fr subvention destek Lat subventio a.a. Lat subvenire yardımına gelmek, kurtarmak +(t)ion Lat sub+ venire gelmek

sübyan

Ar ṣubyān صبيان z [#ṣbw fuˁlān çoğ.] çocuklar Ar ṣabī صبى z [t.] çocuk

sübye1

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sübye: Mürekkeb balığı, kalamarın küçük nevˁi.

Yun supiá σουπιά zmürekkep balığı << EYun sēpía σηπία za.a.

 sepya

Not: Fraenkel EYun sēpomai "kokuşmak", (bkz. septik, septisemi) fiiliyle ilişkilendirir. Frisk sf. 2.696 bunu kuşkuyla karşılar.


14.08.2015
sübye2

?

süet

Fr suède bir tür yumuşak deri Fr gants de Suède İsveç eldiveni Fr Suède İsveç

süfla

Ar suflāˀ سفلاء z [#sfl fuˁlāˀ sf. fem.] en alçak, aşağı (dişi) Ar asfal أسفل z [afˁal kıy.] daha aşağı, en aşağı Ar safīl [sf.] aşağı, alçak

süflî

Ar suflīy سُفْلِىّ z [#sfl sf.] aşağıya ait, alçak Ar safala سَفَلَ zaşağı idi

sühan

Fa saχun/suχan سخن zsöz, kelam << OFa saχʷan a.a.