sübliminal

suzidil

Fa sūz-i dil سوز دل zyürek yanığı § Fa sūz سوز zyanık Fa dil دل zkalp, gönül

suzinak

Fa sūznāk سوزناك zateş-değmiş, yanık

sübhaneke

Ar subḥāna-ka سبحانك‎ z«seni tenzih ederim», namaz başlangıcında okunan bir dua § Ar subḥān سبحان zövme, tenzih etme Ar ka sana

sübjektif

Fr subjectif özneye ait, öznel OLat subiectivus a.a. OLat subiectum gramerde özne +(t)iv°

süblime

Fr sublimer [den.] 1. yüceltmek, 2. fizikte katı maddeyi buharlaştırmak Fr sublime yüce, tanrısal aleme yakın Lat sublimis eşik-altı, tanrılar aleminin hemen altında bulunan en yüksek gök tabakası Lat sub+ limen eşik

sübliminal

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
sübliminal: Şuuriyet hududundan içeri giremeyen, konsiyans eşiğini aşamayan

Fr/İng subliminal eşik-altı, bilinç sınırına girmeyen Lat subliminalis eşik altı § Lat sub alt Lat limen eşik

 lento


22.10.2014
sübtil

Fr subtil ince, latif, zekice, dolaylı Lat subtilis ince (kumaş) << Lat sub tēla «kumaş altı» Lat sub+ tēla kumaş, dokuma

sübut

Ar ṯubūt ثُبُوت z [#s̠bt fuˁūl msd.] kalıcı olma, kesinleşme, ispat olunma Ar ṯabata ثَبَتَ zkaldı

sübvansiyon

Fr subvention destek Lat subventio a.a. Lat subvenire yardımına gelmek, kurtarmak +(t)ion Lat sub+ venire gelmek

sübyan

Ar ṣubyān صبيان z [#ṣbw fuˁlān çoğ.] çocuklar Ar ṣabī صبى z [t.] çocuk

sübye1

Yun supiá σουπιά zmürekkep balığı << EYun sēpía σηπία za.a.