süblime

suzeni

Fa sūzanī سوزنى ziğne işi Fa/OFa sūzan سوزن ziğne (≈ Sans sūçi a.a. )

suzidil

Fa sūz-i dil سوز دل zyürek yanığı § Fa sūz سوز zyanık Fa dil دل zkalp, gönül

suzinak

Fa sūznāk سوزناك zateş-değmiş, yanık

sübhaneke

Ar subḥāna-ka سبحانك‎ z«seni tenzih ederim», namaz başlangıcında okunan bir dua § Ar subḥān سبحان zövme, tenzih etme Ar ka sana

sübjektif

Fr subjectif özneye ait, öznel OLat subiectivus a.a. OLat subiectum gramerde özne +()tiv°

süblime

"civa biklorür" [ Cumhuriyet - gazete, 1931]
Süblime veya süblime korozif: yakıcı ve pek zehirli bir madde "... yüceltmek" [ Cumhuriyet - gazete, 1939]
en ehemmiyetsiz eşyaya kendi muhayyelesinde yaşayan efsaneyi katarak onu adeta 'süblime' eder. "... fizik terimi" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
süblimleşmek: Katı halden doğrudan doğruya gaz haline geçmek.

Fr sublimer [den.] 1. yüceltmek, 2. fizikte katı maddeyi buharlaştırmak Fr sublime yüce, tanrısal aleme yakın Lat sublimis eşik-altı, tanrılar aleminin hemen altında bulunan en yüksek gök tabakası Lat sub+ limen eşik

 lento

Benzer sözcükler: süblim, süblimasyon, süblimatör, süblimleşmek, süblimleştirmek


30.09.2017
sübliminal

Fr/İng subliminal eşik-altı, bilinç sınırına girmeyen Lat subliminalis eşik altı § Lat sub alt Lat limen eşik

sübtil

Fr subtil ince, latif, zekice, dolaylı Lat subtilis ince (kumaş) << Lat sub tēla «kumaş altı» Lat sub+ tēla kumaş, dokuma

sübut

Ar ṯubūt ثُبُوت z [#s̠bt fuˁūl msd.] kalıcı olma, kesinleşme, ispat olunma Ar ṯabata ثَبَتَ zkaldı

sübvansiyon

Fr subvention destek Lat subventio a.a. Lat subvenire yardımına gelmek, kurtarmak +()tion Lat sub+ venire gelmek

sübyan

Ar ṣubyān صبيان z [#ṣbw fuˁlān çoğ.] çocuklar Ar ṣabī صبى z [t.] çocuk