sübhaneke

suvat

<< TTü suva- su verme, ıslatma +Ut

suvenir

Fr souvenir yadigâr Fr souvenir anmak, hatırlamak (fiil) << Lat subvenire 1. aklına gelmek Lat sub+ venire, vent- gelmek

suzeni

Fa sūzanī سوزنى ziğne işi Fa/OFa sūzan سوزن ziğne (≈ Sans sūçi a.a. )

suzidil

Fa sūz-i dil سوز دل zyürek yanığı § Fa sūz سوز zyanık Fa dil دل zkalp, gönül

suzinak

Fa sūznāk سوزناك zateş-değmiş, yanık

sübhaneke

Ar subḥāna-ka سبحانك‎ z«seni tenzih ederim», namaz başlangıcında okunan bir dua § Ar subḥān سبحان zövme, tenzih etme Ar ka sana

 süphan


10.10.2014
sübjektif

Fr subjectif özneye ait, öznel OLat subiectivus a.a. OLat subiectum gramerde özne +()tiv°

süblime

Fr sublimer [den.] 1. yüceltmek, 2. fizikte katı maddeyi buharlaştırmak Fr sublime yüce, tanrısal aleme yakın Lat sublimis eşik-altı, tanrılar aleminin hemen altında bulunan en yüksek gök tabakası Lat sub+ limen eşik

sübliminal

Fr/İng subliminal eşik-altı, bilinç sınırına girmeyen Lat subliminalis eşik altı § Lat sub alt Lat limen eşik

sübtil

Fr subtil ince, latif, zekice, dolaylı Lat subtilis ince (kumaş) << Lat sub tēla «kumaş altı» Lat sub+ tēla kumaş, dokuma

sübut

Ar ṯubūt ثُبُوت z [#s̠bt fuˁūl msd.] kalıcı olma, kesinleşme, ispat olunma Ar ṯabata ثَبَتَ zkaldı