sön|mek

sömel

Fr semelle ayakkabı tabanı, mimaride putrel ayağı ?

sömestr

Fr semestre altı aylık süre, okulda yarıyıl Lat semestris altı aylık süre § Lat sex, se- altı Lat mens ay

sömür|mek

<< ETü siŋür-/simür- yutmak, hazmetmek ETü siŋ- sinmek, hazmedilmek +(g)Ur-

sömürge

YTü sömür- +gA

sömürü

YTü sömür- +I(g)

sön|mek

ETü: [ Suvarnaprabhasa Sutra, <1000]
armaksızın sönmeksizin [[yorulmadan tükenmeden]] ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
urup berge başı büter terk söner [kırbaç vurma yarası çabuk biter ve iyileşir] KTü: söyünmek [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
söyündi: inṭafaˁa [ateş söndü] TTü: söyündürmek [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
tamu kim her kāfiri göyündürür / ˁāṣīnüŋ gözi yaşı söyündürür

<< ETü sȫn- ateş sönmek, tükenmek << ETü *sögün- <? ETü *sög- yakmak

 söğüş

Not: Karş. Moğ sönü- "sönmek, tükenmek, sona ermek". • Söyün- ve söyündür- biçimleri halk ağızlarında halen kullanılır.

Benzer sözcükler: söğünmek, söndürmek, sönmez, sönük, sönüm, sönümlenmek


31.07.2015
sör1

Fr soeur 1. kızkardeş, 2. bazı Katolik mezheplerinde kendini dini yaşama adamış kadın << Lat soror kızkardeş << HAvr *swésōr a.a.

sör2

İng sir beyefendi, şövalye ünvanına sahip kimse EFr sieur bey, efendi, senyör << Lat senior yaşlı kimse

sörf

İng surf 1. kıyıya çarpan dalga, 2. dalga kayağı, 3. internette gezinme

söv|mek

<< ETü sök- ağır söz söylemek ETü *sö- +Ik-

söve

<< TTü söbek/sübek [küç.] 1. oval, 2. mil, değirmen veya kapı pimi TTü söbi sivri, oval +Ak