söğüt

soymuk

TTü soy- +mUk

soytarı

Ar saˁtar سعتر zyapay penis, zıbık EYun sáturos σάτυρος z1. keçi ayaklı ve çıplak fallus ile tasvir edilen efsane yaratığı, 2. Eski Yunanda takma fallus taşıyan oyuncuların oynadığı gülünç ve müstehcen oyun

soyut

TTü soy- +Ut

söbü

<< ETü sübi/süvi ucu sivri, oval

söğüş

<< ETü-O sögüş kebap, kızartma << ETü *sögülmiş ETü sögül- kızartmak

söğüt

ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
kaç kereklig yemiş sögütiŋ üze birer çıŋratğu asın [birkaç uygun yemiş ağacı üzerine birer çıngırak asın] ETü: "... bir tür ağaç" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sögüt: şacaru'l-χilāf [[söğüt ağacı]]

<< ETü sögüt her çeşit ağaç ETü sögül- yanmak +Ut

 söğüş

Not: Aslı belki "odun, yakacak" anlamında. Diğer olasılıkla sögüt çoğul bir ad, sögül- ve sögüş ise bunun kökünden inşa edilmiş türevler olarak değerlendirilebilir.

Benzer sözcükler: salkım söğüt


24.03.2019
sök|mek

<< ETü sök- koparmak? açmak?

sökün

ETü sök- yol açmak, yararak gelmek +In

sölpü|mek

?

sömel

Fr semelle ayakkabı tabanı, mimaride putrel ayağı ?

sömestr

Fr semestre altı aylık süre, okulda yarıyıl Lat semestris altı aylık süre § Lat sex, se- altı Lat mens ay