reşit

rest

Fr reste [dev.] 1. geri kalan şey, artık, 2. pokerde bankada kalan paranın tümü Fr rester geri durmak, geriye kalmak, artmak Lat restāre a.a. Lat re+ stāre, stat- durmak

restitüsyon

Fr réstitution geri koyma, iade etme Lat restituere tekrar yerine koymak, eski haline iade etmek +(t)ion Lat re+ statuere durdurmak, dikmek, kurmak

restoran

Fr restaurant 1. canlandırıcı, güç veren, tonik [esk.], 2. lokanta Fr restaurer onarmak, yenilemek +ent°

restore

Fr restaurer onarmak, yenilemek Lat restaurāre (yıkılmış bir şeyi) yeniden ayağa kaldırmak Lat re+ staurāre dikmek, ayağa kaldırmak << HAvr *steh₂-u-ró-s (*stāw-ró-s ) HAvr *steh₂- (*stā-) durmak

resul

Ar rasūl رسول z [#rsl faˁūl im.] elçi, haberci Ar rasala رَسَلَ zsaldı, sarktı ≈ Aram rāşal/rəşel רשׁל zsarkmak, salınmak

reşit

[ anon., Kitâb Fi'l-Fıkh Bi'l-Lisâni't-Türkî, <1421]

Ar raşīd رشيد z [#rşd faˁīl sf.] doğru yolda olan, olgun Ar raşada رَشَدَ zdoğru yola gitti

 rüşt


01.09.2017
reşo

Fr réchaud küçük soba veya fırın Fr re+ chaud sıcak << Lat calidus a.a.

ret

Ar radd ردّ z [#rdd faˁl msd.] geri çevirme, geri gönderme, geri sürme, iade etme, def etme Ar radda ردّ zgeri çevirdi

retina

YLat retina gözün ağ tabakası Lat rete +in°

retorik

Fr rhétorique belagat, güzel ve sanatlı konuşma EYun rhetōrikḗ téχnē ῥετωρική (τεχνη) za.a. EYun rhétōr ῥέτωρ zhatip +ik° << HAvr *wr-ē-tor- konuşan HAvr *werh₁- (*wer-) konuşmak, söylemek

retro

İng retro [abb.] modası geçmiş iken yeniden moda olan İng retrospective geriye bakış