raf

radyoaktif

Fr radioactif ışıma-eylemli, a.a. (İlk kullanım: 1898 Pierre ve Marie Curie, Fr. kimyacılar.)

radyolink

İng radio-link zincirleme radyo bağlantısı

radyoloji

Fr radiologie ışıma bilimi

radyoskopi

Fr radioscopie Röntgen ışınıyla inceleme

radyum

YLat radium radyoaktif bir element (İlk kullanım: 1898 Pierre ve Marie Curie, Fr. kimyacılar.) Lat radaire ışımak +ium

raf

[ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
ref [Fa.]: Ol ki evler içinde dīvārlar yüzinde éderler, Türkîce ˁāmme tahrīf édüp raf dérler. [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
reff Arabīdir, Türkīde sergen ve Arabī üzre raf daχı dérler.

Ar raff رفّ z [#rff] sergen, duvarın üst kısmında olup üzerine çeşitli eşya konulan çıkıntı


18.09.2017
rafadan

Yun rofitón ροφητόν z [n.] yutulabilen, içilebilen (yumurta) << EYun rophētós ροφητός za.a. (Kaynak: LS: Dsc.5.107, Gal.6.106)EYun rophéō ροφέω zyutmak, tek nefeste içine indirmek, hüplemek +t°

rafızî

Ar rāfiḍī رافضى zŞii, heretik Ar rāfiḍ رافض z [#rfḍ fāˁil fa.] terk eden Ar rafaḍa رفض zterk etti, bırakıp gitti

rafine

Fr raffiner arıtmak Fr re+ affiner arıtmak, inceltmek, kalitesini yükseltmek OLat affinare [den.] a.a. OLat ad+ finus kaba olmayan, ince

rafineri

Fr raffinerie arıtma yeri veya tesisi

rafting

İng rafting akarsu üzerinde salla yapılan spor İng raft 1. tomruk, kütük, sal, 2. sal sporu yapmak +ing Nor raptr tomruk