röntgen

röle

Fr relais [dev.] 1. menzilde at değiştirme, at değiştirme menzili, 2. radyo sinyallerini güçlendirerek ileten verici Fr relayer yorulan at veya av köpeği yerine yenisini almak EFr re+ laier bırakmak Ger *laibjan a.a.

rölöve

Fr relevée [pp. fem.] taslak, plan Fr relever ayağa kaldırmak, yeniden tasarlamak Fr re+ lever kaldırmak

rölyef

Fr relief kabartma heykel İt relievo [dev.] a.a. Lat relevare yukarı kaldırmak, yükseltmek Lat re+ levare kaldırmak

römork

Fr remorque [dev.] bir araç tarafından çekilen diğer araç Fr remorquer halatla çekmek << OLat remulcare a.a. EYun rymoúlkō ρυμούλκω za.a. § EYun rŷma ρῦμα zhalat EYun ʰélkō ἕλκω zçekmek, sürüklemek

rönesans

Fr renaissance 1. yeniden doğuş, 2. Avrupa'da 15. yy'da başlayan bilim ve sanatta yenilenme dönemi Fr re+ naissance doğuş << Lat nascentia a.a. Lat nasci, nat- doğmak +entia

röntgen

[SF 1896]
şehrimizde icra olunan bir röntgen tecrübesi röntgenci "şehvet hissiyle gizlice insan gözetleyen, dikizci" [ Cumhuriyet - gazete, 1958]
Bir 'röntgenci' 10 lira para cezasına çarptırıldı (...) şehrimizde bir röntgencilik olayı

Fr rayons de Roentgen gözle görülmediği halde fotoğraf filmini etkileyen bir ışın türü (İlk kullanım: 1895) öz W. Conrad Röntgen Alman fizikçi (1845-1923)

Not: 1895'te keşfedilmiş ve Türkiye'de ertesi yıl Galatasaray hocalarından Dr. Isoard tarafından uygulanmıştır.

Benzer sözcükler: röntgenci


22.09.2019
röper

Fr repère nirengi noktası, bir nesnenin konumunu veya uzaklığını tam olarak bulmaya yarayan referans noktası Lat reperire, repert- bulmak

röportaj

Fr reportage özel gazete haberi, habercilik İng report 1. rapor, gazete haberi, 2. muhabirlik yapmak +age Fr rapport rapor

rötar

Fr retard [dev.] gecikme Fr retarder gecikmek, geciktirmek Lat retardare [den.] a.a. Lat re+ tardus geç

rötuş

Fr retouche [dev.] yeniden dokunma, resim veya fotoğrafı elle düzeltme Fr re+ toucher dokunmak

rövanş

Fr revanche 1. intikam, 2. yarışta yenilgi üzerine yapılan ikinci karşılaşma OLat revindicare intikam Lat re+ vindicare dava etmek, kan davası gütmek