putrel

pusu

<< ETü busuġ tuzak ETü bus- tuzak kurmak +I(g)

pusula

İt bussola 1. kutucuk, 2. yön gösteren alet, pusula << OLat buxula [küç.] kutucuk Lat buxa/buxida kutu +ul° EYun pyksís, pyksid- πυξίς, πυξιδ- za.a.

puşt

Fa/OFa puşt پشت zsırt, arka, (mec.) göt ≈ Ave parşti- arka ≈ Sans prişṭa a.a.

put

Fa but sanem, tapınılan nesne ≈ Sogd bwt Buddha, Buda heykeli Sans buddha 1. uyanık, bilinç sahibi, ermiş, 2. Buda Sans bódhati uyanmak, uyanık olmak, aymak, bilmek, bilinçli olmak

putperest

Fa but-parast puta tapan

putrel

[ Hüseyin Rahmi Gürpınar, 1884]
demir putrel üzerine delikli tuğla [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
269 ton putrel ve 13 ton yuvarlak demirin kapalı zarfla münakaşası

Fr poutrelle [küç.] merteğin küçüğü, atkı ağacı veya demiri Fr poutre inşaatta kullanılan kalın direk +ell° << OLat pullitra at yavrusu, tay Lat pullum her tür hayvan yavrusu

 piliç

Not: Anlam ilişkisi için karş. mertek, düver.


23.03.2018
puzzle

İng jigsaw puzzle yap-boz İng puzzle bilmece, muamma

pülverize

Fr pulveriser toz haline getirmek Lat pulvis, pulver- toz +ise-

pünez1

Yun pínes πίνες z [çoğ.] bir tür büyük midye Yun pína πίνα za.a. << EYun pínē/pína πίνη z1. büyük midye, 2. sedef, inci

pünez2

Fr punaise 1. tahta kurusu, 2. raptiye EFr punais sokan

pür1

Fa/OFa pur پر zdolu, çok << OFa purr/purn a.a. ≈ Ave pərəna- a.a. (Kaynak: Barth sf. 894)(≈ Sans pūrna a.a. ) << HAvr *pl̥h₁-nó-s (*pl̥-nó-s a.a. (Kaynak: Pokorny sf. 798-800)HAvr *pleh₁- (*plē-) çok olmak, dolu olmak