pusula

pus3

Fr pouce 1. baş parmak, 2. yaklaşık 2,5 cm'e eşdeğer uzunluk birimi, inç << Lat pollex, pollic- baş parmak

pusarık

ETü busar- sislenmek +Uk ETü bus +Ar-

pusat

Ar bisāṭ بِساط z [#bsṭ] 1. yaygı, kilim, döşek, 2. genel anlamda mal mülk, donanım, armatür Ar basaṭa بَسَطَ zyaydı, serdi

puset

Fr poussette [küç.] çocuk arabası Fr pousser itmek +et° << OLat pulsare [den.] a.a. << Lat pellere, puls- kakmak, itmek << HAvr *pelh₂-² (*pel-) a.a.

pusu

<< ETü busuġ tuzak ETü bus- tuzak kurmak +I(g)

pusula

"yön gösteren alet" [ Piri Reis, Kitab-ı Bahriye, 1521]
ve şimal yılduzı daχı (...) bahrīler pusolalarında gene yılduz derler - "... yazılı not, tezkere" [ M. Viguier, Elémens de la langue turque, 1790]
Note, petit memoire: pusula

İt bussola 1. kutucuk, 2. yön gösteren alet, pusula << OLat buxula [küç.] kutucuk Lat buxa/buxida kutu +ul° EYun pyksís, pyksid- πυξίς, πυξιδ- za.a.

Not: Türkçeye özgü olan "küçük kâğıt, not" anlamın kaynağı anlaşılamadı. • Karş. İng box, Alm Büchse "kutu" < Lat buxa.

Bu maddeye gönderenler: arkebüz, buat


27.08.2018
puşt

Fa/OFa puşt پشت zsırt, arka, (mec.) göt ≈ Ave parşti- arka ≈ Sans prişṭa a.a.

put

Fa but sanem, tapınılan nesne ≈ Sogd bwt Buddha, Buda heykeli Sans buddha 1. uyanık, bilinç sahibi, ermiş, 2. Buda Sans bódhati uyanmak, uyanık olmak, aymak, bilmek, bilinçli olmak

putperest

Fa but-parast puta tapan

putrel

Fr poutrelle [küç.] merteğin küçüğü, atkı ağacı veya demiri Fr poutre inşaatta kullanılan kalın direk +ell° << OLat pullitra at yavrusu, tay Lat pullum her tür hayvan yavrusu

puzzle

İng jigsaw puzzle yap-boz İng puzzle bilmece, muamma