provoke

proton

YLat proton bir atomik parçacık EYun prôton πρῶτον z [n.] birinci şey

protoplazma

YLat protoplasma canlıları oluşturan temel sıvı

prototip

Fr prototype «birinci numune», deneme amaçlı üretilen model

prova

İt proba/prova Fr preuve [dev.] sınama, deneme Lat probare [den.] denemek, doğruluğunu veya iyiliğini sınamak, test etmek Lat probus iyi, doğru, dürüst, namuslu << HAvr *pro-bʰwo- düz yetişen § HAvr *pró doğru HAvr *bʰuh- (*bʰū-) olmak, yetişmek

provizyon

Fr provision öngörme, tedarik etme, ihtiyat gösterme Lat providere öngörmek, tedarikli olmak +(t)ion Lat pro+1 videre, vis- görmek

provoke

provokasyon [ Cumhuriyet - gazete, 1939]
ruhları biraz daha karıştıran, sinirleri biraz daha germeğe çalışan bir provokasyon mu? provokatör [ Milliyet - gazete, 1953]
17 Haziran hadiselerinde 'faşist provokatörleri' meydana çıkarmakta başarı gösteremeyen emniyet polisleri

Fr provoquer tahrik etmek Fr provocation tahrik, suçta hafifletici neden Lat provocatio 1. biri lehine iddia ileri sürme, 2. suçlunun hafifletici neden ileri sürmesi, hafifletici neden Lat pro+1 vocare çağırmak, bağırmak, iddia etmek +(t)ion

 vokal

Not: Latince bir ceza hukuku terimi iken Batı dillerinde genel kullanıma girmiştir.

Benzer sözcükler: provokasyon, provokatif, provokatör


01.10.2017
proxy

İng proxy vekâlet, başkası adına iş yapma << İng procuracy a.a. Lat procuratio a.a. Lat procurare vekâlet etme, vesayet etme +(t)ion Lat pro+1 curare bakma, gözetme

prozodi

Fr prosodie şiirde vezin ve bununla ilgili disiplin Lat prosodia EYun prosōidía προσᾠδία zmüziğe veya makama uyarlanmış güfte; müzikte vurgu işareti EYun pro+2 ōidḗ ᾠδή zmakamla söyleme, şarkı +ia

prömiye

Fr premier, première ilk, birinci << OLat primarius a.a. Lat primus a.a. +ari°

pruva

İt prova/prora geminin ön tarafı Lat prora a.a. EYun prōira πρᾤρα za.a. << HAvr *préh₃-wr̥-i̯h₂ (*prṓ-wr̥-i̯a) önde giden HAvr *préh₃- (*prṓ-) ileriye, öne HAvr *per-¹ geçmek

pseud(o)+

Fr/İng pseudo+ [bileşik adlarda] yalan, sahte EYun pseúdos ψεύδος zyalan EYun pseúdō ψεύδω zyalan söylemek, iftira etmek