prim

prevantif

Fr préventif önleyici Lat praevenire önlemek, önüne geçmek +(t)iv° Lat prae+ venire, vent- gelmek

prezantabl

Fr présentable (topluma veya seçkin birine) takdim edilebilir nitelikte Fr présenter takdim etmek +()bilis

prezante

Fr présenter sunmak, takdim etmek Lat praesentare [den.] a.a. Lat praesens, t- hazır, şimdi bulunan, önde duran Lat prae+ esse olmak +ent°

prezervatif

Fr preservatif koruyucu Fr preserver korumak, sakınmak +(t)iv° OLat praeservare (bir şeye karşı) korumak, önlemek Lat prae+ servare korumak

priapizm

İng priapism tıpta sürekli ereksiyon hali EYun Príapos Πρίαπος zYunan mitolojisinde büyük penisle tasvir edilen bir tanrı +ism°

prim

[ Cumhuriyet - gazete, 1929]
Bu sene sanayi erbabına yüzde 6 prim verilecektir. [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
prim: Sigorta ücreti. Teşvik için verilen mükâfat.

Fr prime ödül, ödeme, özellikle sigorta veya faiz ödemesi, menkul kıymetlerde bir senedin yazılı değeri ile piyasa değeri arasındaki fark İng premium a.a. Lat praemium [dev.] 1. yarışta birincilik, 2. birincilik ödülü Lat praeemere ön sırayı almak, önde gelmek +ium Lat prae+ emere almak


23.04.2019
prima

İt/Lat prima [fem.] birinci Lat primus birinci, ilk << HAvr *préh₂i-is-(t)m̥mo-s (*prā́i-is-(t)m̥mo-s) [kıy.] daha önde HAvr *per-¹ ileri, ön

primadonna

İt primadonna operada baş kadın oyuncu § İt prima birinci İt donna bayan, hanımefendi

primat

Fr/İng primate 1. üst düzey kilise görevlisi, 2. şempanze ve goril gibi insansı maymunlarla insanı içeren memeli sınıfı << OLat primas, primat- öne çıkan, öncü Lat primus birinci, ilk

prime-time

İng prime-time televizyonda en çok izlenen yayın saatleri § İng prime birinci, ilk, (ABD ticari jargonunda) birinci sınıf (Lat primus birinci, ilk İng time zaman

primitif

Fr primitif ilkel Lat primitivus a.a. § Lat primus önce, ilk Lat ire gitmek +(t)iv°