prezantabl

pres

Fr presse [dev.] 1. basınç, baskı, basım, 2. baskı aleti Fr presser basmak, sıkmak, sıkıştırmak Lat premere, press- basmak, sıkmak << HAvr *pres- HAvr *per-4 bastırmak, sıkmak

presbiteryen

İng presbyterian «rahipçi», İngiliz kilisesinde piskopos hiyerarşisini reddeden mezhep EYun presbýter πρεσβύτερ z [kıy.] daha yaşlı kişi, dede, elder, erken Hıristiyanlıkta ihtiyar heyeti mensubu EYun présbys πρέσβυς zyaşlı, önder << HAvr *pres-gʷu- önde-giden

prestij

Fr prestige 1. sihir, göz boyama, tılsım (esk.), 2. itibar Lat praestigium tılsım, sihir, göz boyama Lat praestringere göz bağlamak +ium Lat prae+ stringere, strict- sıkmak, sıkıca bağlamak

presto

İt presto hemen, çabuk, haydi! << Lat praestō hazır, burada, şimdiki durum Lat prae+ stāre durmak

prevantif

Fr préventif önleyici Lat praevenire önlemek, önüne geçmek +(t)iv° Lat prae+ venire, vent- gelmek

prezantabl

[ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Her türlü ticarete elverişli fevkalade temiz ve prezantabl

Fr présentable (topluma veya seçkin birine) takdim edilebilir nitelikte Fr présenter takdim etmek +()bilis

 prezante


26.09.2017
prezante

Fr présenter sunmak, takdim etmek Lat praesentare [den.] a.a. Lat praesens, t- hazır, şimdi bulunan, önde duran Lat prae+ esse olmak +ent°

prezervatif

Fr preservatif koruyucu Fr preserver korumak, sakınmak +(t)iv° OLat praeservare (bir şeye karşı) korumak, önlemek Lat prae+ servare korumak

priapizm

İng priapism tıpta sürekli ereksiyon hali EYun Príapos Πρίαπος zYunan mitolojisinde büyük penisle tasvir edilen bir tanrı +ism°

prim

Fr prime ödül, ödeme, özellikle sigorta veya faiz ödemesi, menkul kıymetlerde bir senedin yazılı değeri ile piyasa değeri arasındaki fark İng premium a.a. Lat praemium [dev.] 1. yarışta birincilik, 2. birincilik ödülü Lat praeemere ön sırayı almak, önde gelmek +ium Lat prae+ emere almak

prima

İt/Lat prima [fem.] birinci Lat primus birinci, ilk << HAvr *préh₂i-is-(t)m̥mo-s (*prā́i-is-(t)m̥mo-s) [kıy.] daha önde HAvr *per-¹ ileri, ön