presbiteryen

prenses

Fr princesse [fem.] hükümdar kızı veya prens eşi OLat principessa a.a.

prensip

Fr principe ilke Lat principium bir şeyin başı § Lat primus önce Lat capere almak, tutmak +ium

preparat

Alm Präparat önceden hazırlanmış şey, karılmış ilaç Lat praeparatum [pp. n.] a.a. Lat praeparare önceden hazırlamak +()t° Lat prae+ parare hazırlamak

prepozisyon

Fr préposition «öne koyma», gramerde edat Lat praepositio a.a. Lat praeponere öne koymak +()tion Lat prae+ ponere, pos- koymak

pres

Fr presse [dev.] 1. basınç, baskı, basım, 2. baskı aleti Fr presser basmak, sıkmak, sıkıştırmak Lat premere, press- basmak, sıkmak << HAvr *pres- HAvr *per-4 bastırmak, sıkmak

presbiteryen

[ Cumhuriyet - gazete, 1964]
ama nasıl koyu, köküne kadar Presbiteryen, bu kadar olur.

İng presbyterian «rahipçi», İngiliz kilisesinde piskopos hiyerarşisini reddeden mezhep EYun presbýter πρεσβύτερ z [kıy.] daha yaşlı kişi, dede, elder, erken Hıristiyanlıkta ihtiyar heyeti mensubu EYun présbys πρέσβυς zyaşlı, önder << HAvr *pres-gʷu- önde-giden


26.09.2017
prestij

Fr prestige 1. sihir, göz boyama, tılsım (esk.), 2. itibar Lat praestigium tılsım, sihir, göz boyama Lat praestringere göz bağlamak +ium Lat prae+ stringere, strict- sıkmak, sıkıca bağlamak

presto

İt presto hemen, çabuk, haydi! << Lat praestō hazır, burada, şimdiki durum Lat prae+ stāre durmak

prevantif

Fr préventif önleyici Lat praevenire önlemek, önüne geçmek +()tiv° Lat prae+ venire, vent- gelmek

prezantabl

Fr présentable (topluma veya seçkin birine) takdim edilebilir nitelikte Fr présenter takdim etmek +()bilis

prezante

Fr présenter sunmak, takdim etmek Lat praesentare [den.] a.a. Lat praesens, t- hazır, şimdi bulunan, önde duran Lat prae+ esse olmak +ent°