pres

prensdögal

Fr prince de Galles 1. Galler Prensi, 2. Kraliçe Victoria'nın oğlu Galler Prensi'nin (7. Edward) moda ettiği balıksırtı desenli kumaş

prenses

Fr princesse [fem.] hükümdar kızı veya prens eşi OLat principessa a.a.

prensip

Fr principe ilke Lat principium bir şeyin başı § Lat primus önce Lat capere almak, tutmak +ium

preparat

Alm Präparat önceden hazırlanmış şey, karılmış ilaç Lat praeparatum [pp. n.] a.a. Lat praeparare önceden hazırlamak +()t° Lat prae+ parare hazırlamak

prepozisyon

Fr préposition «öne koyma», gramerde edat Lat praepositio a.a. Lat praeponere öne koymak +(t)ion Lat prae+ ponere, pos- koymak

pres

[ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
pres makinesi kuvvet tecrübesi esnasında yarılıp patlamıştır prese "[Fr pressé] bastırılmış" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
burnu gözlükle monte, beli korseyle prese, kordonunun bir ucu lanse

Fr presse [dev.] 1. basınç, baskı, basım, 2. baskı aleti Fr presser basmak, sıkmak, sıkıştırmak Lat premere, press- basmak, sıkmak << HAvr *pres- HAvr *per-4 bastırmak, sıkmak

Benzer sözcükler: prese, preslemek, preslenmek, presyon, soğuk pres


01.10.2017
presbiteryen

İng presbyterian «rahipçi», İngiliz kilisesinde piskopos hiyerarşisini reddeden mezhep EYun presbýter πρεσβύτερ z [kıy.] daha yaşlı kişi, dede, elder, erken Hıristiyanlıkta ihtiyar heyeti mensubu EYun présbys πρέσβυς zyaşlı, önder << HAvr *pres-gʷu- önde-giden

prestij

Fr prestige 1. sihir, göz boyama, tılsım (esk.), 2. itibar Lat praestigium tılsım, sihir, göz boyama Lat praestringere göz bağlamak +ium Lat prae+ stringere, strict- sıkmak, sıkıca bağlamak

presto

İt presto hemen, çabuk, haydi! << Lat praestō hazır, burada, şimdiki durum Lat prae+ stāre durmak

prevantif

Fr préventif önleyici Lat praevenire önlemek, önüne geçmek +(t)iv° Lat prae+ venire, vent- gelmek

prezantabl

Fr présentable (topluma veya seçkin birine) takdim edilebilir nitelikte Fr présenter takdim etmek +()bilis