prematüre

pratik

Fr pratique 1. eylem, işlev (isim), 2. işleyen, işlevsel (sıfat) Lat practicus a.a. EYun praktikós πρακτικός za.a. EYun prássō, prag- πράσσω, πραγ- zyapmak, eylemek, başarmak +ik°

prefabrike

Fr préfabriqué [pp.] önceden imal edilmiş Fr pre+ fabriqué [pp.] imal edilmiş Fr fabriquer imal etmek

prehistorya

EYun ʰistorikós ἱστορικός ztarihî, tarihçi Fr pre+ préhistorique tarih öncesine ait EYun ʰistoría ἱστορία ztarih anlatısı

prekarite

İng precarity Fr précarité belirsizlik, özellikle istihdamda belirsiz ve güvencesiz olma Fr précaire belirsiz, güvenilmez Lat precarius «duaya kalmış», a.a. Lat preces dua +ari°

prelüd

Fr prélude gösteri veya tiyatro öncesi hazırlık müziği OLat praeludium oyun-öncesi Lat prae+ ludere [f.] oynamak +ium

prematüre

"erken doğmuş" [ Cumhuriyet - gazete, 1954]
2293 çocuktan 220'si erken doğmuş, prematüre merkezi sayesinde bunlar cemiyete kazandırılmıştır

Fr prématuré olgun-öncesi, süresinden önce olan tıbbi olay veya doğum Fr pre+ maturé olgunlaşmış << Lat maturatus [pp.] a.a. Lat maturare [den.] olgunlaşmak +()t° Lat maturus 1. erken, turfanda (ürün), 2. olgun, ergin

 matine


15.11.2019
premium

İng premium 1. ödül, 2. faiz, fazladan ödeme, 3. (Amer. ticari dilde) birinci sınıf

prens

Fr prince 1. hükümdar, 2. hükümdar oğlu << Lat princeps şef, önder, hükümdar § Lat primus ilk, ön Lat capere, capt- almak

prensdögal

Fr prince de Galles 1. Galler Prensi, 2. Kraliçe Victoria'nın oğlu Galler Prensi'nin (7. Edward) moda ettiği balıksırtı desenli kumaş

prenses

Fr princesse [fem.] hükümdar kızı veya prens eşi OLat principessa a.a.

prensip

Fr principe ilke Lat principium bir şeyin başı § Lat primus önce Lat capere almak, tutmak +ium