prelüd

praseodim

Alm Praseodym bir element (İlk kullanım: 1885 Carl Auer von Welsbach, Avust. kimyacı.) § EYun práseos pırasa rengi, soluk yeşil EYun dídymos δίδυμος zikiz

pratik

Fr pratique 1. eylem, işlev (isim), 2. işleyen, işlevsel (sıfat) Lat practicus a.a. EYun praktikós πρακτικός za.a. EYun prássō, prag- πράσσω, πραγ- zyapmak, eylemek, başarmak +ik°

prefabrike

Fr préfabriqué [pp.] önceden imal edilmiş Fr pre+ fabriqué [pp.] imal edilmiş Fr fabriquer imal etmek

prehistorya

EYun ʰistorikós ἱστορικός ztarihî, tarihçi Fr pre+ préhistorique tarih öncesine ait EYun ʰistoría ἱστορία ztarih anlatısı

prekarite

İng precarity Fr précarité belirsizlik, özellikle istihdamda belirsiz ve güvencesiz olma Fr précaire belirsiz, güvenilmez Lat precarius «duaya kalmış», a.a. Lat preces dua +ari°

prelüd

[ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1899]
bir 'tekerleme', bir 'fantezi' bir 'monolog' ile maksadını izah ederek prelüdü bitirir

Fr prélude gösteri veya tiyatro öncesi hazırlık müziği OLat praeludium oyun-öncesi Lat prae+ ludere [f.] oynamak +ium

 illüzyon


29.09.2017
prematüre

Fr prématuré olgun-öncesi, süresinden önce olan tıbbi olay veya doğum Fr pre+ maturé olgunlaşmış << Lat maturatus [pp.] a.a. Lat maturare [den.] olgunlaşmak +()t° Lat maturus 1. erken, turfanda (ürün), 2. olgun, ergin

premium

İng premium 1. ödül, 2. faiz, fazladan ödeme, 3. (Amer. ticari dilde) birinci sınıf

prens

Fr prince 1. hükümdar, 2. hükümdar oğlu << Lat princeps şef, önder, hükümdar § Lat primus ilk, ön Lat capere, capt- almak

prensdögal

Fr prince de Galles 1. Galler Prensi, 2. Kraliçe Victoria'nın büyük oğlu olan Galler Prensi'nin (7. Edward) moda ettiği siyah-beyaz balıksırtı desenli kumaş

prenses

Fr princesse [fem.] hükümdar kızı veya prens eşi OLat principessa a.a.