potuk

potansiyel

Fr potentiel gizil, olası Lat potentia güç, kuvvet, etki +al° Lat posse, pot- muktedir olmak, yapabilmek +entia << HAvr *póti-s güçlü, muktedir

potasyum

YLat potassium bir element (İlk kullanım: 1807 Sir Humphrey Davy, İng. kimyacı.) İng potash bitki külünden elde edilen kimyasal madde, potasyum karbonat +ium § İng pot çanak İng ash kül

potin

Fr bottine [küç.] küçük çizme, bot Fr botte

potlaç

İng potlatch bol kepçeden yemekli parti, sosyal veya siyasi gösteriş amacıyla yapılan hovardalık Amer potlatsh vermek, karşılıksız verilen şey, hediye

potpuri

Fr pot-pourri 1. türlü yemeği, 2. içinde her şeyden biraz olan karışım § Fr pot çanak, tencere Fr pourri bozuk, bayat, çürümüş (<< Lat putridus a.a. Lat puter çürük << HAvr *puH- (*pū-) a.a. )

potuk

[ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
potuk (Maraş, Malatya): deve ve manda yavrusu. Deve potuğu.

<< TTü boduk/bıdık küçük, yavru

 bıdık


22.07.2015
potur

~? Erm potor փոթոր z1. bükük, burma, 2. topaç, konik şekilli Erm pot փոթ zkat, büküm, buruş (isim)

poyraz

Yun boreás/voreás βορεάς zkuzey rüzgârı << EYun boréas/boreás βορεάς zkuzeye ait, kuzey rüzgârı

poz

Fr pose 1. duruş, durma, 2. resimde modelin duruşu << OLat pausa durma, ara verme, stop EYun paúsis παύσις za.a. EYun paúō, paus- παύω, παυσ- zdurmak +sis << HAvr *peh₂w- (*pāw-) bırakmak, terketmek, sona erdirmek

pozisyon

Fr position konum, durum Lat positio Lat ponere, posit- koymak +()tion

pozitif

Fr positif müspet, olumlu OLat positivus 1. gramerde olumlu önerme, 2. mantıkta veri Lat ponere, pos- koymak +()tiv°