post1

pos bıyık

<< TTü fos bıyık kalın ve dağınık bıyık ?

POS cihazı

İng POS device [abb.] kredi kartı okuma cihazı İng point of sale satış noktası

posa

<? Fa pūsīdan çürümek, bozulmak ≈ Ave pūya irin, cerahat

post+

Lat post sonra (edat ve fiil öneki)

post-it

marka Post-it arkası yapışkanlı not pusulası markası (İlk kullanım: 1975 3M Corp.) İng post direk dikmek, bildiri ve ilan asmak

post1

"deri" [ Codex Cumanicus, 1303]
pellis - Fa pust - Tr: teri "... oturma yeri, makam" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
post: Tüylü deri, makam, bisat [üzerine oturulan yaygı]. Türkīde döşek, mesnet, mansıp. (...) Posta geçmek: Postnişin olmak.

Fa/OFa pōst پوست zderi << EFa pavastā- kılıf, kabuk ≈ Ave apa-vasta- dış-örtü Ave apa+ vasta-/vastra- örtü << HAvr *wes-² örtünmek, giyinmek

 vestiyer

Not: Mecazen "makam, mansıp" anlamında kullanımı tarikat töresinden alınmadır.

Bu maddeye gönderenler: pösteki, postnişin


10.04.2015
post2

İng post nöbet yeri, mevzi Fr le poste a.a. İt posto a.a. << Lat positum [pp. n.] a.a. +()t° Lat ponere koymak, yerleştirmek, (yolculukta) durmak

post3

İng post 1. direk ve kazık dikmek, 2. bildiri ve ilan asmak, 3. postalamak Lat postis direk, özellikle kapı ekseni

posta

İt posta [fem.] 1. menzil, durak, 2. menzilden menzile ulakla haber iletme sistemi << Lat posita/posta [n. çoğ.] Lat positus [pp.] mevzi, menzil Lat ponere koymak, vazetmek +()t°

postal

Bul postál посталь zayakkabı (Kaynak: Eren 338)

poster

İng poster duvara asılan ilan İng post (ad) direk, kazık, kapı sövesi, (fiil) dikmek +er Lat postis direk