plastik

plasebo

İng placebo deney amacıyla verilen etkisiz ilaç Lat placebo memnun edeceğim Lat placēre memnun olmak, hoşuna gitmek, tatmin olmak << HAvr *pl(e)Hk- (*plāk-) yaymak, yatmak, yassılmak

plasenta

YLat placenta Lat placenta yufka, pide EYun plakóeis, plakoent- πλακόεις, πλακοεντ- z

plasiye

Fr placier piyasacı, seyyar satıcı Fr placer pazarda satmak

plasman

Fr placement yerleşim, konum Fr placer yerleştirmek +ment°

plaster

İng plaster macun, özellikle yara örtücü macun, yakı << OLat plastrum a.a. EYun émplastron έμπλαστρον zyakı, macun, kalıba dökülen şey EYun en+ plássō πλάσσω, πλαστ- zbiçimlendirmek, kalıplamak +tēr

plastik

[ Cumhuriyet - gazete, 1930]
yevmiye sekiz on saat antrenman yapmak sayesinde bu plastik [esnek] vaziyetleri elde etmeğe muvaffak olmuşlardır plastik madde [ Cumhuriyet - gazete, 1933]
nişasta, fenol, üre, asitftalik, ilâh.. esaslarından yapma plastik maddeler plastik sanat [ Cumhuriyet - gazete, 1933]
plastik denilen nefis sanatlar

Fr plastique 1. kalıplı, biçimli, 2. kalıplanabilen, biçim vermeye elverişli, 3. sentetik polimer, sentetik polimerden mamul EYun plastikós πλαστικός zkalıplı, biçimli EYun plássō πλάσσω, πλαστ- zbiçimlendirmek, kalıba dökmek +istik°

Not: “Sentetik polimer” anlamı tüm dillerde 1940 dolayında kullanıma girmiştir.

Benzer sözcükler: plastik cerrahi, plastik sanatlar, plastisite

Bu maddeye gönderenler: plaster, plazma (protoplazma, sitoplazma)


26.09.2017
platform

Fr plate-forme 1. mimaride plan, taslak [esk.], 2. yükseltilmiş düz zemin, kaide, taban § Fr plate düz, yassı (<< OLat plattus a.a. ) Lat forme kalıp

platin1

Fr platine ak altın adı verilen değerli metal YLat platinum a.a. (İlk kullanım: 18. yy Antonio de Ulloa, İsp.) İsp plata gümüş +in° << Lat plancta dövülmüş, döverek tabaka haline getirilmiş (metal) Lat plangere, planct- dövmek

platin2

Fr platine İng platten yassı plaka Fr plat düz, yassı << OLat plattus a.a. EYun platýs πλατύς za.a.

plato

Fr/İng plateau 1. geniş düz alan, düzlük, ova, 2. film çekim alanı OLat plattus düz, yassı EYun platýs πλατύς za.a. << HAvr *pléth₂-u-s (*plét-u-s) HAvr *pleth₂- (*plet-) yayılmak, yassılmak

platonik

Fr platonique 1. Eflatun'cu (felsefe), 2. eşcinsel aşk [esk.], fiziksel temas içermeyen aşk öz Platōn Yunan filozofu Eflatun (MÖ 429-347) +ic° EYun platōn πλατών zenli, geniş, yayvan