plankton

plak2

İng plaque tıpta herhangi bir doku yüzeyinde oluşan sert tabaka Fr plaque tabak, tabaka

plaka

İt placca tabak, tabaka, levha

plaket

Fr plaquette tabakacık Fr plaque tabak, tabaka +et°

plan

Fr plan 1. zemin, satıh, 2. mimari tasarı, genel anlamda tasarı İt pianta 1. ayak tabanı, zemin, satıh, 2. mimari tasarı << Lat planta 1. ayak tabanı, 2. fidan, bitki

planet

Fr planète gezegen << OLat planeta EYun astḗres planḗtai αστήρες πλανήται zgezgin yıldızlar EYun planáō πλανάω zgezmek, dolaşmak, dolanmak +t° << HAvr *pel-⁴ yayılmak

plankton

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
pılankton: Sularda bulunan mikroskopluk veya minicik yaratıkların topluluğu.

Alm Plankton mikroskopik deniz canlısı (İlk kullanım: Viktor Hensen, Alm. fizyolog (1835-1924).) EYun plánkton πλάνκτον zgezen şey, aylak EYun plazō πλαζω, πλανκ- zamaçsızca gezmek, dolanmak +t° << HAvr *pel-⁴ a.a.

 planet


26.09.2017
planör

Fr planeur motorsuz uçak Fr planer [den.] düz bir satıh üzerinde kaymak, kanat çırpmadan uçmak +(t)or Lat planus düz, yayvan, yassı << HAvr *pleh₂- (*plā-) yayılmak, açılmak

planş

Fr planche levha

plantasyon

Fr plantation çiftlik, özellikle büyük çiftlik, malikâne Lat plantatio ekim, dikim Lat plantare bitki dikmek +(t)ion

planya

Fr plane ahşap yüzeyini düzlemeye yarayan marangoz aracı [İt pialla] << OLat plana/planula Lat planus düz, yassı

plase

Fr placé [pp.] 1. yerleştirilmiş, bir yere konmuş, 2. at yarışlarında ikinci favori Fr placer yerleştirmek << OLat platiare [den.] a.a. Lat platea alan, meydan, yer