plak2

piyon

Fr pion satrançta piyade << OLat pedōn yaya Lat pēs, ped- ayak

piyore

Fr pyorrhée akıntılı iltihap, özellikle diş etlerinde EYun pyorhaía πυοραία za.a. § EYun púon πύον zcerahat, irin EYun rhéō ῥέω zakmak +ia

pizza

İng pizza bir tür katkılı ekmek İt (Sic) pizza yassı ekmek, pide

plaj

Fr plage deniz kıyısında bulunan kumsal İt piaggia a.a. [mod. spiaggia] EYun plagiá πλαγιά z [fem.] yamaç, kıyı EYun plagós πλαγός zyan, yamaç, dağ eteği

plak1

Fr plaque tabak, tabaka, disk İt placca a.a. << OLat placca a.a. EYun pláks, plak- πλάξ, πλακ- ztabak, tepsi << HAvr *pl(e)Hk- (*plāk-) yaymak, yatmak, yassılmak

plak2

"dişte oluşan sert tabaka" [ Milliyet - gazete, 1983]
dental plak

İng plaque tıpta herhangi bir doku yüzeyinde oluşan sert tabaka Fr plaque tabak, tabaka

 plak1


19.08.2017
plaka

İt placca tabak, tabaka, levha

plaket

Fr plaquette tabakacık Fr plaque tabak, tabaka +et°

plan

Fr plan 1. zemin, satıh, 2. mimari tasarı, genel anlamda tasarı İt pianta 1. ayak tabanı, zemin, satıh, 2. mimari tasarı << Lat planta 1. ayak tabanı, 2. fidan, bitki

planet

Fr planète gezegen << OLat planeta EYun astḗres planḗtai αστήρες πλανήται zgezgin yıldızlar EYun planáō πλανάω zgezmek, dolaşmak, dolanmak +t° << HAvr *pel-⁴ yayılmak

plankton

Alm Plankton mikroskopik deniz canlısı (İlk kullanım: Viktor Hensen, Alm. fizyolog (1835-1924).) EYun plánkton πλάνκτον zgezen şey, aylak EYun plazō πλαζω, πλανκ- zamaçsızca gezmek, dolanmak +t° << HAvr *pel-⁴ a.a.