pisi2

pirpirim

≈ Erm prprem փրփրեմ zsemizotu ≈ Kürd pirpir/pirpar a.a. ≈ Fa parparan/parparī پرپرن/پرپرى za.a.

pirüpak

Fa pur ū pāk tam ve temiz

pirzola

İt bresàola kızartma (et) İt bresare ateşte kızartmak <? Nor brasa kızartma, köz

pis

Fa pīs پيس zalaca, lekeli, abraş, cüzamlı ≈ Ave paesa- cüzamlı

pisi1

ünl kedi çağırma ünlemi

pisi2

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
Gölünde pisi balığı ve yılan balığı memdûhdur

Yun psíssa ψήσσα zpisi balığı, rhombus << EYun psēssa/psētta a.a.

 pis


09.01.2020
pisin

Fr piscine yüzme havuzu Lat piscina balık havuzu Lat piscis balık +in° << HAvr *pei̯sḱ- a.a.

piskopos

Yun episkópos επισκόπος zbaşrahip, bir kilise çevresinden sorumlu din adamı EYun episkópos επισκόπος z1. gözeten, nezaret eden, 2. a.a. EYun episkopéō επισκοπέω zbaşında durarak gözetmek, nezaret etmek EYun epi+ skopéō σκοπέω zbakmak

pist

Fr piste patika, toprak yol, koşu yolu İt pista [dev.] tozlu yol, hayvan patikası İt pistare [den.] havanda dövmek, toz haline getirmek [mod. pestare] << Lat pinsare, pist-

piston

Fr piston a.a. İt pestone [büy.] büyük havan İt pesto havan +on

pisuvar

Fr pissoir işeme yeri Fr pisser işemek +(t)orium