pik2

piercing

İng body piercing vücudun çeşitli yerlerini delerek takı takma işlemi İng pierce delmek +ing Fr percer a.a. << OLat pertusiare [den.] a.a. Lat pertundere, pertus- a.a. Lat per+1 tundere, tus- a.a.

pigme

Fr pygmée 1. Afrika'da yaşayan kısa boylu bir ırk, 2. genelde kısa boylu, cüce EYun pygmaîos πυγμαῖος z«1 pygmē boyunda olan», cüce EYun pygmḗ πυγμή z1. yumruk, 2. yumruktan dirseğe kadar olan uzunluk, arşın << HAvr *pewǵ- yumruk veya değnekle vurmak

pigment

Alm/İng pigment renklendirici madde, boya Lat pigmentum a.a. Lat pingere, pict- boyamak +ment° HAvr *pei̯ḱ- çizmek, resimlemek

pijama

Fr pyjama Hindistan'a özgü hafif, bol pantolon İng pyjama a.a. Hind Fa pāycāme پاى جامه zayak giysisi, gevşek pantolon, şalvar § Fa pāy پاى zayak Fa cāme جامه zgiysi

pik1

İng pig-iron kaba dökülmüş külçe demir İng pig domuz << Eİng pigge a.a.

pik2

"maça" [ Milliyet - gazete, 1959]
Şoför 'iki pik' dedi. Küçük Adam 'altı sanzatu' dedi.

Fr pique 1. ucu sivri kürek, 2. iskambilde maça

Bu maddeye gönderenler: pik3, pikap, pike (pikolo), piknik


22.12.2014
pik3

İng peak bir şeyin sivri ucu, zirve, doruk, ibik ≈ İng pike ucu sivri kürek veya balta << Eİng pic a.a.

pika

Fr/İng pica matbaacılıkta 12 puntoya eşit hurufat ölçüsü OLat pica Katolik kilise yortularının tarihlerini belirten el kitabının halk arasındaki adı [1497]

pikaj

Fr piquage matbaacılıkta hurufat dizimi Fr pica +age

pikap

İng pickup 1. kasalı minibüs veya kamyonet, 2. plakçalar kolu İng pick up yakalamak, tutup almak İng pick 1. sivri bir şeyle deşmek, gagalamak, 2. bir tutam almak Fr piquer a.a.

pike

Fr piqué [pp.] 1. sivri bir şeyle delinmiş, gagalanmış, 2. ikiş tabakaka kumaşın üstüste dikilmesiyle elde esilen bir tür dokuma, 3. uçağın dikey olarak dalışa geçmesi Fr piquer gagalamak, sivri bir şeyle delmek