piş|mek

pisin

Fr piscine yüzme havuzu Lat piscina balık havuzu Lat piscis balık +in° << HAvr *pei̯sḱ- a.a.

piskopos

Yun episkópos επισκόπος zbaşrahip, bir kilise çevresinden sorumlu din adamı EYun episkópos επισκόπος z1. gözeten, nezaret eden, 2. a.a. EYun episkopéō επισκοπέω zbaşında durarak gözetmek, nezaret etmek EYun epi+ skopéō σκοπέω zbakmak

pist

Fr piste patika, toprak yol, koşu yolu İt pista [dev.] tozlu yol, hayvan patikası İt pistare [den.] havanda dövmek, toz haline getirmek [mod. pestare] << Lat pinsare, pist-

piston

Fr piston a.a. İt pestone [büy.] büyük havan İt pesto havan +on

pisuvar

Fr pissoir işeme yeri Fr pisser işemek +()torium

piş|mek

ETü: "olgunlaşmak" [ Irk Bitig, <900]
tarığ bışdı, yaş ot ündi [ekin olgunlaştı, yaş ot yetişti] ETü: "(yemek) pişmek ... karmak" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
éşiç bışdı [[çorba pişti]], yémiş bışdı [[meyve olgunlaştı]], er ḳımız bışdı [[adam kıvama gelmesi için kımızı karıştırdı]] (...) ol et bışurdı [[et pişirdi]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
bişmek usit. [yaygın kullanımda] pişmek

<< ETü bış- karıştırmak (geçişli fiil), pişmek (geçişsiz fiil)

Not: Önseste /b/ > /p/ evrimi Türk dillerinde yaygındır - karş. Kazakça pisüw, Özbekçe pishmoq, Modern Uygurca pişmäk.

Benzer sözcükler: pişik, pişirmek, pişirgeç, pişirik, pişirilmek, pişirim, pişirtmek, pişkin

Bu maddeye gönderenler: pişi, pişti


22.07.2015
pişekâr

Fa pīşe-kār پيشكار zusta sanatkâr OFa pēşag ustalık, sanat ≈ Ave piştra- a.a.

pişi

<< ETü bışıġ pişmiş ETü bış- +I(g)

pişman

Fa paşmān پشمان zpişman << OFa paşēmān «karşı-düşünen», a.a. << Ave prati-māna a.a. § Ave pratiş karşı, zıt Ave manah düşünce, akıl

pişmaniye

Fa paşmīne پشمينه zyünlü şey, yün kumaş, yapağı Fa paşm پشم zyün

pişti

<? TTü piş-