piç

pıt

onom hafif darbe sesi

pıtırcık

onom pıtır +çUk

pıtrak

<< ETü buturġak bir tür dikenli bitki <? onom pıtır/bıtır +(g)Ak

pi

YLat pi matematikte bir sayı (İlk kullanım: 1748 Leonhart Euler, İsviç. matematikçi (1707-83).) EYun pi πι zYunan alfabesinde π harfi Fen ağız, Fenike alfabesinin onyedinci harfi

piar

İng p.r. [abb.] İng public relations halkla ilişkiler

piç

[ Codex Cumanicus, 1303]
bastardus - Fa: pič, Tr: χhunradan tougan [?] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
pīç: veledi zīnā. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
pīç: Her şeyin ufak ve bozuk yavrusu, ağacın kök sürgünü, şeytan tırnağı, veledi zina

Fa pīç پيچ z1. büklüm, kıvrım, saç buklesi, 2. zorluk, komplikasyon, arap saçı, [? 3. veledi zina] OFa pēçīdan bükmek, kıvırmak

Not: Belki pīç oldu = "işler karıştı" benzeri bir deyimden. • Farsça sözlüklerde sözcüğün "veledi zina" anlamına rastlanmaz; ancak Codex Cumanicus, 14. yy başında Kuman Türkleri arasında kullanılan Farsçada bu deyime yer verir.

Benzer sözcükler: piç kurusu

Bu maddeye gönderenler: marpuç, peçe


23.09.2017
pide

Yun píta πίτα zyassı hamur ekmeği Aram pītā פִּיתָּא zekmek parçası, lokma ≈ İbr pat פת za.a. İbr pātat פתת zkırma, (özellikle ekmeği) bölme, ufalama, lokma haline getirme

piercing

İng body piercing vücudun çeşitli yerlerini delerek takı takma işlemi İng pierce delmek +ing Fr percer a.a. << OLat pertusiare [den.] a.a. Lat pertundere, pertus- a.a. Lat per+1 tundere, tus- a.a.

pigme

Fr pygmée 1. Afrika'da yaşayan kısa boylu bir ırk, 2. genelde kısa boylu, cüce EYun pygmaîos πυγμαῖος z«1 pygmē boyunda olan», cüce EYun pygmḗ πυγμή z1. yumruk, 2. yumruktan dirseğe kadar olan uzunluk, arşın << HAvr *pewǵ- yumruk veya değnekle vurmak

pigment

Alm/İng pigment renklendirici madde, boya Lat pigmentum a.a. Lat pingere, pict- boyamak +ment° HAvr *pei̯ḱ- çizmek, resimlemek

pijama

Fr pyjama Hindistan'a özgü hafif, bol pantolon İng pyjama a.a. Hind Fa pāycāme پاى جامه zayak giysisi, gevşek pantolon, şalvar § Fa pāy پاى zayak Fa cāme جامه zgiysi