peyke

pey

Fa/OFa pay پى z1. ayak, adım, ayak izi, 2. art, arka, peş, akab ≈ Fa/OFa pāy پاى za.a.

pey+

Fa pay+ << EFa pati- karşı, ön, ileri, yüz yüze (edat) ≈ Ave paiti- a.a. ≈ Sans prati प्रति za.a. << HAvr *próti- a.a. HAvr *per-¹ ön, ileri

peyda

Fa paydā پيدا zöne çıkarma, ortaya çıkarma, yaratma ≈ Ave paiti dā- öne veya karşıya vermek § Ave paiti karşı, ön (edat) Ave dā- vermek

peyderpey

Fa pay dar pay پى در پى zadım adım, art arda Fa pay ayak, adım, art

peygamber

Fa payġāmbar پيغامبر zhaberci, elçi, özellikle tanrı elçisi § Fa payġām/payām پيغام zhaber, ileti (<< OFa patgām a.a. << EFa *pati-gāma- ≈ Ave paiti-gāma- ) Fa +bar بر zgetiren, taşıyan

peyk

Fa paik پَيْك zhaberci, ulak, ayak işlerine bakan hizmetkâr << OFa paik/padik yaya OFa pāi/pād ayak

peyke

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
pāygāh: kademgāh, ev öŋı, aχor, menzil, mertebe. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
peyke: peygāh [zebanzedi]. Pabuçluk, dükkân önü ve sergisi.

Fa pāygāh/paygāh پايگاه zdurma yeri, ayaklık, pabuç yeri

 pa, +gâh

Benzer sözcükler: paygâh


20.07.2015
peyker

Fa paykar پيكر zresim, suret, görüntü << OFa padkar a.a. << EFa pati-kara «karşı-yapma», a.a.

peyman

Fa paymān ڀيمان z1. ölçü, ölçek, 2. antlaşma, yemin << OFa padmān/patmān ölçü OFa padmās- ölçmek, akıl etmek EFa pati- karşı, yüz yüze, ön (edat)

peymane

Fa paymāne پيمانه zölçek, şarap kadehi Fa paymān ölçü +a

peynir

Fa/OFa panīr پنير zpeynir << OFa panīr a.a. (≈ Ave payah- süt ≈ Sans páyas पयस् zsüt )