pertavsız

peron

Fr perron 1. binek taşı, 2. trene biniş platformu Fr pierre taş +on << Lat petra a.a. EYun pétra πέτρα za.a.

personel

Fr personnel 1. kişisel (sıfat), 2. bir tiyatro oyunundaki kişilerin tümü, oyun ekibi (isim) << OLat personalis kişiliğe ilişkin, kişisel Lat persōna 1. tiyatro maskesi, 2. tiyatroda canlandırılan kişi, karakter +al° Etr phersu maske (Kaynak: EM sf. 885)

perspektif

Fr perspectif 1. bakış açısı, 2. resimde derinlik etkisi yaratma sanatı Lat perspectivus bakışa ilişkin, bakışsal Lat perspicere (boydan boya veya derinlemesine) bakmak +(t)iv° Lat per+1 specere, spect- gözlemek, bakmak

perşembe

Fa panc-şanbe پنج شنبه zhaftanın beşinci günü § Fa panc پنج zbeş Fa şanba/şabbe شنبه zCumartesi

pert

Fr perte totale tam hasar Fr perte kayıp, hasar << Lat perditum [pp. n.] a.a. Lat perdere «boşa vermek», kaybetmek +()t° Lat per+1 dare vermek

pertavsız

[ Yirmisekiz Mehmet Çelebi, Paris Sefaretnamesi, 1721]
kebīr taˁam sinisi kadar Dımışḳī āyineden maˁmūl pertev-sūzlar var. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
pertev-sūz: Kav yaktıkları cam. (...) pertavsız galat-ı fahiştir.

Fa partav-sūz پرتو سوز zbüyülteç § Fa partav پرتو zışın, ışık Fa sūz سوز zyakan (Fa sōχtan, sūz- سوختن, سوز zyanmak, yakmak )

 tav2, softa


17.08.2017
peruka

Fr perruque takma saç İt perruca a.a. İsp peluca hayvan postu, pösteki

perva

Fa parvā پروا zkorku, çekinme, vaz geçme

pervane

Fa parvāne پروانه z1. haberci, öncü, 2. «(ışığa) yönelen», gece kelebeği << OFa parvānag öncü, önder OFa parvān ön, ileri (Kaynak: D-M sf. 280)

pervaz

Fa/OFa parvāz پرواز z1. uçma, seğirtme, 2. kanat, çatı saçağı, sundurma ≈ Ave *pairi-vaz uçuşma, koşuşma Ave per+2 vaz- gitmek, götürmek, uçmak << HAvr *weǵʰ- gitmek, götürmek, iletmek

+perver

Fa parvar besleyen Fa parvardan 1. beslemek, bakmak, yetiştirmek, eğitmek, 2. (esk.) tapmak ≈ Ave *pairi-var-