pergola

perestiş

Fa parastiş پرستش zhizmet etme, ibadet etme << OFa parastişn a.a.

perfeksiyon

Fr perfection mükemmellik, tekemmül Lat perfectio a.a. Lat per+1 perficere bir şeyi sonuna kadar yapmak +(t)ion Lat per+1 facere, fact- yapmak, etmek

perforasyon

Fr perforation delik, delme Lat perforare delmek, delik açmak +(t)ion Lat per+1 forare a.a. << HAvr *bʰorH-eh₂-i̯é- (*bʰor-ē-i̯é-) HAvr *bʰerH- (*bʰer-) a.a.

performans

Fr/İng performance icraat İng perform icra etmek, gereğini yerine getirmek +entia EFr parformer «usulüne göre yapmak», a.a. Lat per+1 forma

pergel

Fa pargār پرگار zdaire çizme aygıtı ≈ Ave per+2 pairi-kāra- çevre-eden

pergola

[ Cumhuriyet - gazete, 1947]
otel, gazino ve lokanta pergole geçidile yekdiğerine bağlanmış olduğundan

İt pergola çardak, özellikle üstü sarmaşıkla kaplı koridor şeklinde geçit << Lat pergula [küç.] çatı saçağı, balkon, sundurma Lat pergere ileri çıkmak, devam etmek +ul°


15.11.2019
perhiz

Fa parhīz پرهيز zyemekten ve diğer zevklerden sakınma Fa parhīχtan, parhīz- پرهيختن, پرهيز zperhiz etmek << OFa parχişt-, parχēz (birinin) yanında veya etrafında durmak, kulluk etmek, tapmak (Kaynak: D-M sf. 281)

peri

Fa parī/parrī پرى/پرّى zbir efsane varlığı, cin << OFa parīk a.a. Ave pairikā- «yanında duran», Zerdüşt inancında iyi ruh, peri Ave pairi yan, etraf

peridot

İng peridot Fr péridot bir tür yarı değerli taş, krizolit ?

periferi

Fr périphérie İng periphery çevre, etraf, dış kenar EYun periphéreia περιφέρεια zçevresini-dolanan EYun peri+ phérō φέρω ztaşımak +ia

perikard

Fr péricarde kalbi çevreleyen zar EYun perikárdios περικάρδιος zkalbin etrafı EYun peri+ kardía καρδία zkalp