perestiş

perdah

Fa pardāχt پرداخت zbitim, cila, finiş Fa pardaχtan, pardāz- پردختن, پرداز zsona erdirmek, bitirmek, oldurmak, düzmek, (bir şeyi bir şeye) koşmak, süslemek, hayata geçirmek, vs. ≈ Ave para-tak- ileri-koşmak Ave per+2 tak-, taç- koşmak, koşturmak

perde

Fa parde پرده z1. örtü, kapı veya çadır örtüsü, yüz örtüsü, 2. müzikte perde << OFa pardag a.a.

pereme

Yun pérama πέραμα zgeçit, nehir veya liman geçişinde kullanılan sal EYun peraióō περαιόω zkarşıya geçirmek, iletmek +ma(t) << HAvr *per-eh₂-i̯é- (*per-ē-i̯é-) a.a. HAvr *per-¹ geçmek

perende

Fa parande پرنده zuçan, uçucu, kanat çırpan Fa par-andāχtan پرنداختن zuçmak, kanat çırpmak § Fa par پر zkanat Fa andāχtan, andāz- أنداختن zatmak

+perest

Fa parast پرست ztapan, hizmet eden Fa parastīdan پرستيدن ztapmak, hizmet etmek << OFa paristīdan bir kişinin veya şeyin önünde veya başında durmak, hazır durmak, hizmet etmek ≈ Ave pairi-stā- karşı durmak, arz etmek Ave per+2 *stā- durmak

perestiş

"konukseverlik, ilgi ve saygı" [ Yazıcızade Ali, Tarih-i Âl-i Selçuk, 1423]
ḥoş görüp merḥaba ve perestiş kıldı. [ Meninski, Thesaurus, 1680]
perestiş: Adorare. V. tapmak.

Fa parastiş پرستش zhizmet etme, ibadet etme << OFa parastişn a.a.

 +perest


06.11.2018
perfeksiyon

Fr perfection mükemmellik, tekemmül Lat perfectio a.a. Lat per+1 perficere bir şeyi sonuna kadar yapmak +(t)ion Lat per+1 facere, fact- yapmak, etmek

perforasyon

Fr perforation delik, delme Lat perforare delmek, delik açmak +(t)ion Lat per+1 forare a.a. << HAvr *bʰorH-eh₂-i̯é- (*bʰor-ē-i̯é-) HAvr *bʰerH- (*bʰer-) a.a.

performans

Fr/İng performance icraat İng perform icra etmek, gereğini yerine getirmek +entia EFr parformer «usulüne göre yapmak», a.a. Lat per+1 forma

pergel

Fa pargār پرگار zdaire çizme aygıtı ≈ Ave per+2 pairi-kāra- çevre-eden

pergola

İt pergola çardak, özellikle üstü sarmaşıkla kaplı koridor şeklinde geçit << Lat pergula [küç.] çatı saçağı, balkon, sundurma Lat pergere ileri çıkmak, devam etmek +ul°