pençe

pena

İt penna kuş tüyü, kuş tüyü kalem, gitar mızrabı << Lat penna/pinna kanat, kuş tüyü << HAvr *pet-nā kanat, kuş tüyü << HAvr *pet- uçmak

penah

Fa panāh ڀناه zsığınma, iltica; sığınak, melce

penaltı

İng penalty 1. her çeşit ceza, 2. futbolda ceza atışı Fr pénalité hukuk dilinde ceza OLat poenalitas a.a. Lat poenalis +itas Lat poena bir suça karşılık ödenen cereme, ceza, kan bedeli +al° EYun poinḗ ποινή zkan bedeli, kısas, cereme << HAvr *kʷoi̯-néh₂ (*kʷoi̯-nā́) HAvr *kʷei̯-¹ kan bedeli ödemek, kan davası gütmek

pencere

≈ Fa pancare a.a. <<? Fa bādgīra/bādcīre بادگيره zhava deliği § Fa bād rüzgâr, yel Fa gīr tutan +a

penç

Fa panc پنج zbeş << OFa panç a.a. << HAvr *pénkʷe a.a.

pençe

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
pence [yırtıcı kuş eli] [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
evvel kurt pencesinden kurtarduŋ, āχir yine kurt sen olduŋ [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
pangiá [panca]: brancha delli animali

Fa pance پنجه zbeşli şey, el, özellikle yırtıcı kuş veya vahşi hayvan eli Fa panc پنج zbeş +a

 penç

Benzer sözcükler: şirpençe


14.11.2019
pençik

Fa panc yak ڀنج يك zbeşte bir, İslam hukukunda ganimetten alınan beşte bir kamu payı

penetrasyon

Fr pénétration içeri girme, içine işleme, duhul etme Lat penetratio a.a. Lat penetrare [den.] a.a. +()tion Lat penes alt, iç, bir şeyin derin kısmı

penguen

Fr pinguin İng penguin 1. Kuzey Denizine özgü nesli tükenmiş bir kuş, auk (esk.), 2. Güney Kutup Denizine özgü büyük bir kuş (19. yy) § Gal pen baş Gal gwyn beyaz

peni

İng penny küçük para birimi, kuruş << Eİng pening/penning a.a. << Ger *panniŋga [küç.] tepsicik Ger *panna tepsi ~? Lat patina a.a.

penis

Lat penis 1. kuyruk, 2. erkeklik organı << HAvr *pes-nis kuyruk