pembe

pelte

Fa palūde پلوده zsüzülmüş şey, süzgü

peltek

<< OTü beltek kusurlu konuşan, peltek

pelür

Fr pelure meyve kabuğu, zar, soymuk, ince kâğıt Fr peler derisini yüzmek +()tura << Lat pilare [den.] yolmak Lat pilus kıl, saç

pelüş

Fr peluche uzun tüylü kadife << OLat *piluceus tüylü Lat pilus kıl, tüy

pelvis

YLat pelvis leğen kemiği Lat pelvis leğen

pembe

"pamuk" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
dağlarda bir gūne taşlardan kireç hāsıl olur kim kardan ve pembe ve südden beyaz bir gūne kireçdir "soluk gül rengi" [ Vartan Paşa, Akabi Hikâyesi, 1851]
tatlı pembe de var ve pek güzel mine mavisi de bulunur [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
toz pembesi: Ayva gülü; pembe yanak

Fa panbe پنبه zpamuk << OFa pambag a.a.

 pamuk

Not: 18. yy başlarına dek sadece "pamuk" anlamında görülen sözcüğün "açık gül rengi" anlamı daha sonra türemiş olup güvenilir bir açıklaması yoktur. Pamuk rengi şüphesiz beyazdır.

Benzer sözcükler: pembeleşmek, toz pembesi


14.11.2019
pena

İt penna kuş tüyü, kuş tüyü kalem, gitar mızrabı << Lat penna/pinna kanat, kuş tüyü << HAvr *pet-nā kanat, kuş tüyü << HAvr *pet- uçmak

penah

Fa panāh ڀناه zsığınma, iltica; sığınak, melce

penaltı

İng penalty 1. her çeşit ceza, 2. futbolda ceza atışı Fr pénalité hukuk dilinde ceza OLat poenalitas a.a. Lat poenalis +itas Lat poena bir suça karşılık ödenen cereme, ceza, kan bedeli +al° EYun poinḗ ποινή zkan bedeli, kısas, cereme << HAvr *kʷoi̯-néh₂ (*kʷoi̯-nā́) HAvr *kʷei̯-¹ kan bedeli ödemek, kan davası gütmek

pencere

≈ Fa pancare a.a. <<? Fa bādgīra/bādcīre بادگيره zhava deliği § Fa bād rüzgâr, yel Fa gīr tutan +a

penç

Fa panc پنج zbeş << OFa panç a.a. << HAvr *pénkʷe a.a.