pelit

pelesenk1

Fa balasān بلسان zYemen'de yetişen bir ağaç, commiphora opobalsamum; bu ağacın reçinesi, balsam ≈ EYun bálsamon βάλσαμον za.a.

pelesenk2

Fa bārsang/pārsang بارسنگ/پارسنگ zdenge maksadıyla teraziye veya kayığa veya at yükünün hafif tarafına konulan taş § Fa bār بار zyük Fa sang سنگ ztaş

pelet

İng pellet bilye, mermi Fr pelote küçük top Lat pila top

pelikan

Fr pélican bağırtlak kuşu, pelecanus << OLat pelecanus a.a. EYun pelekán πελεκάν z«balta gagalı», a.a. (veya ağaçkakan) EYun pélekus πέλεκυς zsivri uçlu balta ≈ Akad pilaqqu saplanan şey, a.a. Sumer balak a.a.

pelin

Bul pelín пелин z Sırp pèlin acı yapraklı bir bitki, yavşan otu, artemisia, vermut ESlav pelany a.a.

pelit

[ anon., Müfredat-ı İbn-Baytar terc., <1347]
ballūṭu'l-arḍ [Ær.]: Türkce pelīd dirler, avretlerden kan sızduğuna fāide ide. [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
Ve dağlarında hāsıl olan palamidi ve pelīdi cümle Frenk gemilerine füruχt idüp [satıp] kār iderler

~? Yun balanídion βαλανίδιον z [küç.] meşe palamudu (EYun bálanos βάλανος za.a. +ion ) ≈ Ar ballūṭ بلّوط za.a. ≈ Aram balūṭā בלוטא za.a.

 palamut1

Not: Osmanlıca kaynaklarda, Arapçadan alınan ballūṭ ve halk telaffuzu olan pelīd eşdeğer olarak kullanılır. İsp bellota, Port bolota "meşe" Arapçadan alınmıştır. Gerek Arapçadaki, gerek Türkçedeki ses değişimleri açıklanmaya muhtaçtır.


10.12.2015
pellagra

YLat pellagra bulaşıcı bir deri hastalığı İt pelle agra kaba deri Lat pellis deri << HAvr *pél-ni-s HAvr *pel-² (deri) yüzmek

pelte

Fa palūde پلوده zsüzülmüş şey, süzgü

peltek

<< OTü beltek kusurlu konuşan, peltek

pelür

Fr pelure meyve kabuğu, zar, soymuk, ince kâğıt Fr peler derisini yüzmek +(t)ura << Lat pilare [den.] yolmak Lat pilus kıl, saç

pelüş

Fr peluche uzun tüylü kadife << OLat *piluceus tüylü Lat pilus kıl, tüy