pelin

pelerin

Fr pèlerine hacı giysisi [esk.], cübbe Fr pèlerin hacı << Lat peregrinus gezgin, göçebe, yabancı

pelesenk1

Fa balasān بلسان zYemen'de yetişen bir ağaç, commiphora opobalsamum; bu ağacın reçinesi, balsam ≈ EYun bálsamon βάλσαμον za.a.

pelesenk2

Fa bārsang/pārsang بارسنگ/پارسنگ zdenge maksadıyla teraziye veya kayığa veya at yükünün hafif tarafına konulan taş § Fa bār بار zyük Fa sang سنگ ztaş

pelet

İng pellet bilye, mermi Fr pelote küçük top Lat pila top

pelikan

Fr pélican bağırtlak kuşu, pelecanus << OLat pelecanus a.a. EYun pelekán πελεκάν z«balta gagalı», a.a. (veya ağaçkakan) EYun pélekus πέλεκυς zsivri uçlu balta ≈ Akad pilaqqu saplanan şey, a.a. Sumer balak a.a.

pelin

[ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
afsentīn-i Rūmī ki türkçe pelīn dérler

Bul pelín пелин z Sırp pèlin acı yapraklı bir bitki, yavşan otu, artemisia, vermut ESlav pelany a.a.

Not: Diğer Slav dillerinde Rus polın полынь, Pol piołun, Çek peluň/pelyněk, Slov palina (a.a.). Nihai kaynağı HAvr *pel-2 "soluk renkli, gri, boz" kökü olabilir.


10.12.2015
pelit

~? Yun balanídion βαλανίδιον z [küç.] meşe palamudu (EYun bálanos βάλανος za.a. +ion ) ≈ Ar ballūṭ بلّوط za.a. ≈ Aram balūṭā בלוטא za.a.

pellagra

YLat pellagra bulaşıcı bir deri hastalığı İt pelle agra kaba deri Lat pellis deri << HAvr *pél-ni-s HAvr *pel-² (deri) yüzmek

pelte

Fa palūde پلوده zsüzülmüş şey, süzgü

peltek

<< OTü beltek kusurlu konuşan, peltek

pelür

Fr pelure meyve kabuğu, zar, soymuk, ince kâğıt Fr peler derisini yüzmek +()tura << Lat pilare [den.] yolmak Lat pilus kıl, saç