pelet

pektin

Fr pectine pıhtılaştırıcı olarak kullanılan organik madde (İlk kullanım: Henri Braconnot, Fr. kimyacı (1781-1855).) EYun pēktós πηκτός zpıhtı, süt pıhtısı, çökelek +in° EYun pḗgnymi πήγνυμι, πηκτ- zkatılaşmak +t°

pektoral

Fr pectoral göğüse ilişkin Lat pectoralis Lat pectus, pector- göğüs kafesi +al° << HAvr *peg-tos HAvr *peg- a.a.

pelerin

Fr pèlerine hacı giysisi [esk.], cübbe Fr pèlerin hacı << Lat peregrinus gezgin, göçebe, yabancı

pelesenk1

Fa balasān بلسان zYemen'de yetişen bir ağaç, commiphora opobalsamum; bu ağacın reçinesi, balsam ≈ EYun bálsamon βάλσαμον za.a.

pelesenk2

Fa bārsang/pārsang بارسنگ/پارسنگ zdenge maksadıyla teraziye veya kayığa veya at yükünün hafif tarafına konulan taş § Fa bār بار zyük Fa sang سنگ ztaş

pelet

[ Milliyet - gazete, 1972]
Satılık yem peletleme makinası

İng pellet bilye, mermi Fr pelote küçük top Lat pila top


19.09.2017
pelikan

Fr pélican bağırtlak kuşu, pelecanus << OLat pelecanus a.a. EYun pelekán πελεκάν z«balta gagalı», a.a. (veya ağaçkakan) EYun pélekus πέλεκυς zsivri uçlu balta ≈ Akad pilaqqu saplanan şey, a.a. Sumer balak a.a.

pelin

Bul pelín пелин z Sırp pèlin acı yapraklı bir bitki, yavşan otu, artemisia, vermut ESlav pelany a.a.

pelit

~? Yun balanídion βαλανίδιον z [küç.] meşe palamudu (EYun bálanos βάλανος za.a. +ion ) ≈ Ar ballūṭ بلّوط za.a. ≈ Aram balūṭā בלוטא za.a.

pellagra

YLat pellagra bulaşıcı bir deri hastalığı İt pelle agra kaba deri Lat pellis deri << HAvr *pél-ni-s HAvr *pel-² (deri) yüzmek

pelte

Fa palūde پلوده zsüzülmüş şey, süzgü