pektin

peki

<< TTü pek iyi

pekinua

Fr pékinois bir köpek cinsi öz Pékin Çin'de bir kent Çin Beijing 北京 z«Kuzey Başkenti», a.a.

pekiş|mek

TTü pek sağlam, metin

pekmez

<< ETü-O bekmes koyultulmuş üzüm şurubu

peksimet

Yun paksamátion παξαμάτιον z [küç.] iki kez pişmiş asker ekmeği, bisküvi << OYun paksamâs παξαμᾶς za.a. +ion

pektin

[ Cumhuriyet - gazete, 1953]
Salça, Meyva suları, Reçel, Pektin Mısır sanayii

Fr pectine pıhtılaştırıcı olarak kullanılan organik madde (İlk kullanım: Henri Braconnot, Fr. kimyacı (1781-1855).) EYun pēktós πηκτός zpıhtı, süt pıhtısı, çökelek +in° EYun pḗgnymi πήγνυμι, πηκτ- zkatılaşmak +t°

 pakt


01.10.2017
pektoral

Fr pectoral göğüse ilişkin Lat pectoralis Lat pectus, pector- göğüs kafesi +al° << HAvr *peg-tos HAvr *peg- a.a.

pelerin

Fr pèlerine hacı giysisi [esk.], cübbe Fr pèlerin hacı << Lat peregrinus gezgin, göçebe, yabancı

pelesenk1

Fa balasān بلسان zYemen'de yetişen bir ağaç, commiphora opobalsamum; bu ağacın reçinesi, balsam ≈ EYun bálsamon βάλσαμον za.a.

pelesenk2

Fa bārsang/pārsang بارسنگ/پارسنگ zdenge maksadıyla teraziye veya kayığa veya at yükünün hafif tarafına konulan taş § Fa bār بار zyük Fa sang سنگ ztaş

pelet

İng pellet bilye, mermi Fr pelote küçük top Lat pila top