peki

peh peh

<<? TTü bak bak! beğenme ünlemi

pehlivan

Fa pahlavān پهلوان zbahadır, yiğit, savaşçı << OFa pahlavīk MÖ 3. yy'da İran'ı istila eden ve 450 yıl egemen olan Doğu İran kavmine mensup kişi, Part ≈ Sogd pahlawānī a.a. ≈ EFa parθava- a.a.

pejmürde

Fa pijmurde پژمرده z [pp.] solmuş, buruşuk, hırpalanmış Fa pijmurdan پژمردن zsolmak, eskimek +a <? Fa pij پژ zburuşuk, eski

pejoratif

Fr péjoratif İng pejorative kötüleyici, aşağılayıcı Lat peiorare [den.] kötülemek, aşağılamak +(t)iv° Lat peior [kıy.] daha kötü, beter << ALat *ped-ios

pek

<< ETü bek sert, sağlam, katı, korunaklı

peki

TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
pek éyü peki [ Akşam - gazete, 1929]
peki ama memura sordum o da vapurun Sütlüceye uğrayacağını söylemedi. pekiyi "okulda yüksek not" [ Ulus - gazete, 1935]
Ortaokulu iyi veya pekiyi derecede bitirmiş...

<< TTü pek iyi

 pek, iyi

Not: Pekiyi "derste yüksek not" ve peki "olumlama deyimi" ayrımı 20. yy sonlarına doğru pekişmiştir.

Benzer sözcükler: pekiyi


14.02.2020
pekinua

Fr pékinois bir köpek cinsi öz Pékin Çin'de bir kent Çin Beijing 北京 z«Kuzey Başkenti», a.a.

pekiş|mek

TTü pek sağlam, metin

pekmez

<< ETü-O bekmes koyultulmuş üzüm şurubu

peksimet

Yun paksamátion παξαμάτιον z [küç.] iki kez pişmiş asker ekmeği, bisküvi << OYun paksamâs παξαμᾶς za.a. +ion

pektin

Fr pectine pıhtılaştırıcı olarak kullanılan organik madde (İlk kullanım: Henri Braconnot, Fr. kimyacı (1781-1855).) EYun pēktós πηκτός zpıhtı, süt pıhtısı, çökelek +in° EYun pḗgnymi πήγνυμι, πηκτ- zkatılaşmak +t°