peçe

paytak

Ar bāydaḳ بايدق zsatrançta piyon, piyade askeri OFa payādak a.a.

pazar

Fa bāzār بازار zçarşı, alışveriş edilen yer << OFa vāzār a.a. (≈ Sogd vāçarn a.a. ) << EFa vahā-çarāna- alışveriş-yeri

pazen

Fr basin [abb.] EFr bombasin/bombasine bir tür ince pamuklu kumaş İt bambagine/bombagine pamuklu << OLat bambax pamuk +in° OYun pambáks παμβάξ za.a. OFa pambak a.a.

pazı

Fa pāzū/pājū բազուկ z1. kol, baldır, 2. pancarın sebze olarak yenen sapı OFa bāzūg kol

pazvant

Fa pāsbān bekçi, nöbetçi, özellikle gece bekçisi Fa pās nöbet (≈ Ave pāθra- koruma, bakma, gözetme )

peçe

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
pīçe [yüz örtüsü]

Fa pīça پيچه z1. burgu, sarmaşık, 2. saç sargısı, ince kumaştan yüz örtüsü Fa pīç پيچ zburgu, büzgü, kıvrık +a OFa pīçidan burmak, büzmek

 piç

Not: Farsça sözcük bürüncük ile eş anlamlıdır.

Benzer sözcükler: peçelemek, peçeli


03.10.2017
peçete

İt pezzetto [küç.] küçük kumaş veya kâğıt parçası İt pezzo parça +et° << OLat *pettia Kelt *petssi << HAvr *kʷezd-i- parça

ped

İng pad 1. ayak tabanı, 2. yassı ve yumuşak tabaka, tıkız yatak, keçe veya pamuk altlık, dolgu << Ger

ped(o)+

Fr pédo+ İng paedo+ [bileşik adlarda] çocuk EYun paîs, paid- παῖς, παιδ- zçocuk << HAvr *paw-id- HAvr *pau-1 küçük

pedagog

Fr pédagogue çocuk eğitimi uzmanı EYun paidagōgos παιδαγωγος zçocuk bakıcısı, eğitmen § EYun paîs, paid- παῖς, παιδ- zçocuk EYun agōgós αγωγός zyöneten, sevk eden EYun ágō άγω zsürmek, sevketmek, gütmek

pedal

Fr pédale İng pedal ayağa ait (sıfat), ayaklık (isim) OLat pedalis a.a. Lat pes, ped- ayak +al°