paytak

payitaht

Fa pāy-i taχt پاء تاخت z«tahtın ayağı», saltanat makamı, başkent

payla|mak

Fa pāy +lA-

paymal

Fa pāymāl پاى مال zayak sürülmüş, murdar § Fa pāy پاى zayak Fa māl مال zsüren, sürülmüş

payplayn

İng pipeline boru hattı § İng pipe boru İng line hat

payreks

marka Pyrex ateşe dayanıklı cam markası (İlk kullanım: 1915 Corning Glass Works, ABD.) EYun pýr πύρ zateş

paytak

"satrançta piyon" [ Andreas Tietze, Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati, <1400]
[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
paytak: Baydak [zebanzedi]. Satraçta piyade. Dizleri çarpık. (...) Paytak yolu: Patika.

Ar bāydaḳ بايدق zsatrançta piyon, piyade askeri OFa payādak a.a.

 piyade


05.09.2017
pazar

Fa bāzār بازار zçarşı, alışveriş edilen yer << OFa vāzār a.a. (≈ Sogd vāçarn a.a. ) << EFa vahā-çarāna- alışveriş-yeri

pazen

Fr basin [abb.] EFr bombasin/bombasine bir tür ince pamuklu kumaş İt bambagine/bombagine pamuklu << OLat bambax pamuk +in° OYun pambáks παμβάξ za.a. OFa pambak a.a.

pazı

Fa pāzū/pājū բազուկ z1. kol, baldır, 2. pancarın sebze olarak yenen sapı OFa bāzūg kol

pazvant

Fa pāsbān bekçi, nöbetçi, özellikle gece bekçisi Fa pās nöbet (≈ Ave pāθra- koruma, bakma, gözetme )

peçe

Fa pīça پيچه z1. burgu, sarmaşık, 2. saç sargısı, ince kumaştan yüz örtüsü Fa pīç پيچ zburgu, büzgü, kıvrık +a OFa pīçidan burmak, büzmek