paspal

Pasifik

Fr Pacifique 1. barışçıl, sakin, 2. Büyük Okyanus Lat Mare pacificum barışçıl deniz (İlk kullanım: 1500 Magellan, Port. denizci.) Lat pax, pac- barış

pasifizm

Fr pacifisme barışçılık, savaş karşıtlığı Lat pacificus barış-yapan, barışçı +ism° § Lat pāx, pāc- barış (<< HAvr *peh₂ḱ- (*pāḱ-) sözleşme yapmak, antlaşmak ) Lat facere yapmak

pasiyans

Fr patience 1. sabır, 2. tek kişilik kâğıt oyunu << Lat patientia sabır, tahammül Lat pati, pass- katlanmak, tahammül etmek +entia

paskalya

Yun pasχália πασχάλια z [çoğ.] paskalya kutlamaları Yun pásχa πάσχα zpaskalya, İsa'nın çarmıha gerildikten sonra dirilişini kutlayan yortu Aram pisḥā פסחא z İbr pesaḥ פֶּסַח z [#psḥ] 1. esirgeme, bağışlama, 2. İsrailoğulları'nın Mısır'dan kurtulması ve bu olayı kutlayan bayram

paso

İt passa geç (emir) İt passo adım, geçiş, geçit İt passare geçmek

paspal

"kepekli buğday unu" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Kepek, razmol ve paspal gibi değirmenlere has olan buğday gışası ve elek üstü mevad nakliyatına... tenzilli tarife tatbik edilecektir. "(argo)" [Şimşek 1958]
paspal: Esrarın fenası. [ TDK, Türkçe Sözlük, 8. Baskı, 1988]
paspal: (...) 4. Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.)

Yun paspáli πασπάλη zince un, pudra (Kaynak: KR sf. 2:59)<< EYun paspálē πασπάλη zince öğütülmüş un (Kaynak: LS sf. 1346)


13.03.2018
paspartu

Fr passe-partout 1. genel geçer, her yere uyar, 2. maymuncuk anahtarı § Fr passer geçmek Fr partout her yerde (Fr tout tüm, her << Lat totus tüm )

paspas

Fr paillasse ot veya saman dolgulu şilte Fr paille ekin sapı, saman << Lat palea a.a.

passiflora

YLat passiflora 1. çarkıfelek ve benzerlerini içeren bitki ailesi, passiflora bitkisinden elde edilen sakinleştirici ilaç (İlk kullanım: 1737 Linnaeus, İsv. botanikçi.) Lat flos passionis çarmıh çiçeği § Lat flos, flora çiçek Lat passio acı çekme, özellikle Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesi (Lat pati, pass- maruz kalmak, acı çekmek )

pasta

İt pasta bulamaç, hamur, her çeşit hamur işi << OLat pasta a.a. EYun pástē πάστη zarpa bulamacı, macun EYun pássō πάσσω, παστ- z1. serpmek, özellikle tuz serpmek, 2. macun sürmek, yakı yakmak +t°

pastel

Fr pastel 1. bulama boya, suluboya, 2. suluboya gibi açık ve şeffaf renk İt pastello bulamaç, bulama boya << OLat pastellus [küç.] OLat pasta bulamaç