parpulla|mak

parlamento

Fr parlement 1. şura, meşveret, 2. meclis Fr parler konuşmak +ment°

parmak

<< OTü barmak parmak <? ETü bar- gitmek +(A)mAk

parmezan

Fr parmésan İtalya'ya özgü bir tür peynir İt parmiggiano Parma'lı, Parma'ya ait öz Parma Kuzey İtalya'da bir kent

parodi

Fr parodie taklide dayalı güldürü EYun parōidía παρῳδία zbir şarkıya nazire olarak söylenen gülünç şarkı EYun para+1 ōidḗ ᾠδή zşarkı

parola

Fr parole söz << Lat parabola simge, mesel, vecize, anlamlı söz EYun parabolḗ παραβολή zkarşılaştırma, kıyas, vecize EYun parabállō παραβάλλω z1. yana atmak, 2. yanyana koymak, karşılaştırmak EYun para+1 bállō, bol- βάλλω, βολ- zatmak

parpulla|mak

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
parpul: Anadolu'da kuduz hayvana denir. Parpullamak: Okunmuş su ve kuduza ilaç etmek. [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
parpıllamak (Cenubi Anadolu), parpılamak (Niğde, G. Antep): 1- bir şeyi ateşe göstermek, hafifçe kızartmak; 2- hasta çocuklara okuyup üflemek

TTü parpul kuduz, çırpınma +lA- ?

Not: Karş. parpazlan- "çırpınmak". Dinç sf. 378.


14.12.2015
pars

<< ETü bars bir vahşi kedi, panthera pardus ≈ Fa pārs پارس za.a.

parsa

Fa pārsa/pārsā پارسه zdilencilik, dervişlik

parsel

Fr parcel parçacık, porsiyon << OLat particellum [küç. küç.] a.a. Lat pars, part- pay, kısım

parşömen

Fr parchemin inceltilmiş sığır veya koyun derisinden yapılmış kâğıt << Lat charta pergamena a.a. öz Pergamum Küçük Asya'da bir kent, Bergama

part-time

İng part-time kısmi mesai § İng part pay, kısım (Lat pars, part- a.a. ) İng time zaman