pardon

paraşüt

Fr parachute «düşme-korur», a.a. (İlk kullanım: 1777 François Blanchard, Fr. mucit.) § Fr parer yardım etmek Fr chute düşüş (<< Lat caduta a.a. Lat cadēre düşmek +()t° )

paratoner

Fr paratonnerre yıldırım düşmesine karşı düzenek (İlk kullanım: 1773 Barbeu Du Bourg, Fr. çevirmen.) § Fr para- «koruma» ve «yardım etme» anlamında önek Fr tonnerre yıldırım, gök gürlemesi (Lat tonitrus gök gürlemesi )

paravan

Fr paravent rüzgâr kesen, rüzgârdan koruyan İt paravento a.a. § İt parare korumak İt vento rüzgâr

parazit

Fr parasite asalak EYun parásitos παράσιτος zbaşkasının sofrasında yemek yiyen, a.a. EYun para+1 sîtos σῖτος zyemek

parça

Fa pārçe پارچه z [küç.] parçacık Fa pāre پاره zparça +ça3

pardon

[ Ahmed Mithat, Paris'te Bir Türk (roman), 1877]
Ama pardon! Hakikatte öyle değildir.

Fr pardon [dev.] af, özür dileme sözü Fr pardonner affetmek << OLat perdonare a.a. Lat per+1 donare karşılıksız vermek, bağışlamak

 data


30.09.2017
pardösü

Fr pardessus ceket üstüne giyilen üstlük Fr par dessus üstten, üstlük << Lat per desursum a.a. Lat per+1 desursum üst

pare

Fa pāre پاره zpay, kısım, parça << OFa pārag pay edilmiş şey << HAvr *perh3- ayırmak, pay etmek

pareo

İng pareo eteklik olarak giyilen renkli kumaş örtü Tahiti pareu a.a.

parfe

Fr parfait 1. mükemmel, 2. bir tür dondurma Lat perfectus [pp.] yapıp bitirilmiş, sonuna gelmiş, mükemmel Lat perficere yapıp bitirmek, kemale erdirmek +()t° Lat per+1 facere, fact- yapmak

parfüm

Fr parfum güzel koku, rayiha İt perfumo a.a. [mod. profumo] İt perfumare içinden tütmek, rayiha vermek [mod. profumare] Lat per+1 fumare tütmek