parakete1

paradigma

Fr paradigme (özellikle gramerde) kalıp, model, emsile EYun parádeigma παράδειγμα za.a. EYun paradeíknymi παραδείκνυμι zkarşılaştırmak, örnek göstermek, teşhir etmek +ma(t) EYun para+1 deiknými, deig- δεικνύμι, δειγ- zgöstermek, işaret etmek << HAvr *dei̯ḱ- işaret etmek, göstermek

paradoks

Fr paradoxe şaşırtıcı ve tuhaf görüş, doğal düşünce tarzına aykırı olan şey EYun parádoksos παράδοξος za.a. EYun para+1 dóksa δόξα zgörüş, kanı, mezhep EYun dékomai/dokéō δοκέω zkabul etmek, benimsemek

paraf

Fr parafe bir yazının kenarına konan küçük işaret, kısa imza Fr paragraphe ¶ işareti, derkenar

parafin

Fr paraffine kimyasal bir madde Alm Paraffin a.a. (İlk kullanım: 1830 Reichenbach, Alm. kimyacı.) § Lat parum çok az Lat affinis benzer

paragraf

Fr paragraphe konu girişi belirtmek için yazı kenarına konan ¶ veya § işareti [esk.], yazıda birkaç cümleden oluşan birim EYun parágraphē παράγραφη zkenar-yazı, marjinal not EYun para+1 gráphō γράφω zyazmak

parakete1

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
paraket: Sefainin derece-i sürat ü hareketini hesap için denize atılıp sürükletilen ipli tahta.

İt barchetta [küç.] «gemicik», bir ipe bağlı olarak suda yüzen hız ölçme aracı İt barca gemi +et°


30.09.2017
parakete2

İng parakeet küçük papağan Fr perroquet Fr perrot papağan [esk.]

parala|mak

Fa pāra پاره zpare, parça

paralaks

Fr parallaxe astronomide bir kavram EYun parállaksis παράλλαξις z EYun parallássō παραλλάσσω zkarşılıklı değişmek +sis EYun para+1 allássō αλλάσσω zdeğişmek EYun állos άλλος zbaşka

paralel

Fr parallèle EYun parállelos παράλλελος zbirbirinin yanısıra giden EYun para+1 allélon αλλέλον zbirbiri, yekdiğer EYun állos άλλος zbaşka << HAvr *h₂el- (*al-) öte, başka

paraliz

Fr paralyse, paralyt- felç EYun parálysis παράλυσις za.a. EYun paralúō παραλύω z«bir yanı çözülmek», tek yanlı inme +sis EYun para+1 lúō λύω zçözmek