paraf

para+2

Fr para+ [bileşik adlarda] yardım eden, hazırlayan, koruyan Fr parer yardım etmek, hazırlamak, tedarik etmek << Lat parare a.a.

parabol

Fr parabole EYun parabolḗ παραβολή z1. yana atış, 2. yatay olarak atılan bir nesnenin izlediği eğriyi ifade eden konik kesit (İlk kullanım: MÖ 2. yy Perge'li Apollonios, Yun. matematikçi.) EYun parabállō παραβάλλω zyana veya öteye atmak EYun para+1 bállō, bol- βάλλω, βολ- zatmak

paradi

Fr paradis 1. cennet, 2. tiyatroda en üst balkon EYun parádeisos παράδεισος zcennet bahçesi

paradigma

Fr paradigme (özellikle gramerde) kalıp, model, emsile EYun parádeigma παράδειγμα za.a. EYun paradeíknymi παραδείκνυμι zkarşılaştırmak, örnek göstermek, teşhir etmek +ma(t) EYun para+1 deiknými, deig- δεικνύμι, δειγ- zgöstermek, işaret etmek << HAvr *dei̯ḱ- işaret etmek, göstermek

paradoks

Fr paradoxe şaşırtıcı ve tuhaf görüş, doğal düşünce tarzına aykırı olan şey EYun parádoksos παράδοξος za.a. EYun para+1 dóksa δόξα zgörüş, kanı, mezhep EYun dékomai/dokéō δοκέω zkabul etmek, benimsemek

paraf

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
paraf: Bir imzaya uydurulan çizgiler, imza. [Bel 1938]
Büyük Harp başladığı vakit paylaşma anlaşmalarının en mühimleri parafe (kısa imza anlamındadır) edilmiş bulunacaktır.

Fr parafe bir yazının kenarına konan küçük işaret, kısa imza Fr paragraphe ¶ işareti, derkenar

 graf(o)+

Benzer sözcükler: parafe


15.09.2017
parafin

Fr paraffine kimyasal bir madde Alm Paraffin a.a. (İlk kullanım: 1830 Reichenbach, Alm. kimyacı.) § Lat parum çok az Lat affinis benzer

paragraf

Fr paragraphe konu girişi belirtmek için yazı kenarına konan ¶ veya § işareti [esk.], yazıda birkaç cümleden oluşan birim EYun parágraphē παράγραφη zkenar-yazı, marjinal not EYun para+1 gráphō γράφω zyazmak

parakete1

İt barchetta [küç.] «gemicik», bir ipe bağlı olarak suda yüzen hız ölçme aracı İt barca gemi +et°

parakete2

İng parakeet küçük papağan Fr perroquet Fr perrot papağan [esk.]

parala|mak

Fa pāra پاره zpare, parça