palikarya

paleografi

Fr paléographie eski yazıtlar bilimi

paleolitik

Fr paléolithique İng paleolithic eski taş devri (İlk kullanım: John Lubbock, İng. arkeolog (1834-1913).)

paleontoloji

Fr paléontologie eski canlılar bilimi

paleozoik

Fr paléozoïque İng paleozoic eski hayvanlar çağı (İlk kullanım: 1838 Adam Sedgwick, İng. biyolog (1785-1873).)

palet

Fr palette [küç.] «kürekçik», yüzgeç, ressamların boya küreği Fr pale kürek +et° << Lat pala a.a.

palikarya

"Rum delikanlısı" [ Namık Kemal, Osmanlı Modernleşmesinin Meseleleri, 1872]
[ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1897]
çapraz yürüyüşlü birer palikarya olurlar "Yunan askeri" [ Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, 1918]
Tahsin'in palikaryalara veya Moskoflara savurduğu ağırca küfürler

Yun palikária παλικάρια z [çoğ.] delikanlılar Yun palikári(on) παλικάρι z [küç.] delikanlı, genç erkek çocuk EYun pallḗks, pallēk- παλλήξ, παλληκ- za.a. +arion


22.12.2019
palindrom

Fr/İng palindrome düz ve ters okunuşu aynı olan söz veya cümle EYun palíndromos παλίνδροµος z«geri koşan», a.a. § EYun palín παλίν ztekrar, geri dönerek EYun drómos δρόμος zyol, koşu

palladyen

Fr palladien İng palladian 1. Rönesans dönemi villa mimarisi tarzında, 2. a.a. öz Andrea Palladio Rönesans dönemi İtalyan mimarı (1518-1580)

palladyum

YLat palladium bir element (İlk kullanım: 1804 William Hyde Wollaston (1766-1828), İng. kimyacı.) öz Pallas 1802'de keşfedilen bir asteroid +ium EYun pallas παλλας z1. genç kız, bakire, 2. tanrıça Athena'nın lakabı

palmiye

Fr palmier hurma veya hindistan cevizi ağacı Lat palma el ayası, (mec.) hurma yaprağı

palpasyon

Fr palpation (tıpta) elle vurarak muayene etme Lat palpatio el ayası ile dokunma, cess Lat palpare okşamak +(t)ion