pısırık

pırıl

onom zayıf ışıldama sözü

pırlanta

Fr brillante 1. parıldayan, 2. bir elmas kesimi Fr briller parlamak, parıldamak +ent° << OLat brillare [den.] a.a. Lat beryllus

pırnal

Yun purnári/prinárion πουρνάρι/πρινάριον z [küç.] çalı meşesi, pırnal (quercus ilex veya quercus coccifera) EYun prînos πρῖνος za.a. +arion

pırtık

TTü yırtık pırtık

pıs|mak

<< TTü pus- pusuya yatmak, saklanmak << ETü bus- a.a.

pısırık

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
pısırık: Cılız, tutuk, donuk adam. Bozulmuş, utangaç, cansız.

<? TTü pıs- korkmak, sinmek

 pıs-

Not: +IrIk ekinin yapısı muğlaktır. Pısmak fiili ancak 20. yy ortalarında kaydedilmişken pısırık sözcüğünün daha eski olması açıklanmaya muhtaçtır. Belki pusarık "sis, duman, tuzak" sözcüğünden ses ve anlam değişimiyle?


10.12.2015
pışık

ünl kuşku belirten el ve göz işareti ve ünlem

pışpış

onom elle hafif vurma veya okşama sesi

pıt

onom hafif darbe sesi

pıtırcık

onom pıtır +çUk

pıtrak

<< ETü buturġak bir tür dikenli bitki <? onom pıtır/bıtır +(g)Ak