pırıl

pıhtı

Fa puχte پخته zpişmiş Fa puχtan pişirmek +a ≈ Ave paçaiti, paχ- a.a. << HAvr *pekʷ- a.a.

pılı pırtı

~? Erm pul u pert փուլ ու փերթ zkırık dökük (Kaynak: Acar sf. IV.499 ve 522)§ Erm pul փուլ zyıkık, harap Erm pert փերթ zkopuk, kırık

pınar

<< ETü-O *bıŋar su gözü, çeşme

pır

onom uçma ve kanat çırpma sesi

pırasa

Yun prása πράσα z [çoğ.] Yun/EYun práson πράσον zsoğangillerden malum sebze, allium porrum

pırıl

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
pırıl: Parlak bir şeyin ışıldamasını tasvir eder ve mükerrer kullanılır. 'Elektrik lambaları pırıl pırıl yanıyor.'

onom zayıf ışıldama sözü

 par

Benzer sözcükler: pırıl pırıl, pırıldamak, pırıltı


09.01.2015
pırlanta

Fr brillante 1. parıldayan, 2. bir elmas kesimi Fr briller parlamak, parıldamak +ent° << OLat brillare [den.] a.a. Lat beryllus

pırnal

Yun purnári/prinárion πουρνάρι/πρινάριον z [küç.] çalı meşesi, pırnal (quercus ilex veya quercus coccifera) EYun prînos πρῖνος za.a. +arion

pırtık

TTü yırtık pırtık

pıs|mak

<< TTü pus- pusuya yatmak, saklanmak << ETü bus- a.a.

pısırık

<? TTü pıs- korkmak, sinmek