pır

peyzaj

Fr paysage kır manzarası Fr pays kır, taşra; ülke +age << Lat pagensis kırsala ait olan Lat pagus kır, taşra

pezevenk

~? Erm *pozavak բոզաւագ zfahişe-başı (Kaynak: DankoffALT sf. 63.)§ Erm poz բոզ zfahişe Erm avak աւագ zbey, ağa, reis

pıhtı

Fa puχte پخته zpişmiş Fa puχtan pişirmek +a ≈ Ave paçaiti, paχ- a.a. << HAvr *pekʷ- a.a.

pılı pırtı

~? Erm pul u pert փուլ ու փերթ zkırık dökük (Kaynak: Acar sf. IV.499 ve 522)§ Erm pul փուլ zyıkık, harap Erm pert փերթ zkopuk, kırık

pınar

<< ETü-O *bıŋar su gözü, çeşme

pır

TTü: pırlamak "fırlamak" [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Gögsün delüp göge pırlar. TTü: pırpır "fırıldak" [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
Bād-efrāh: çocuklara müteallik oyuncaktır (...) bir müdevver gön paresinin ortasına ve iki tarafına ip takıp iki eliyle iki canibe çektikçe o gön paresi süratle dönerek sada verir; pırpır ve pırlağac ve firfiri ve fırılak dahi denir. [ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Tutuşmuş Gönüller, 1926]
gönlünde Süha Pertev için pır pır yeni bir muhabbet parlamış

onom uçma ve kanat çırpma sesi

Not: Fır/fırfır/fırıl yansıma ses grubunun varyant biçimidir.

Benzer sözcükler: pırpır, pırt, pırtlamak, pırtlak, pırtlatmak

Bu maddeye gönderenler: fır (fıldır, fırıldak, fırla-, fıttır-), pimpirik


25.05.2015
pırasa

Yun prása πράσα z [çoğ.] Yun/EYun práson πράσον zsoğangillerden malum sebze, allium porrum

pırıl

onom zayıf ışıldama sözü

pırlanta

Fr brillante 1. parıldayan, 2. bir elmas kesimi Fr briller parlamak, parıldamak +ent° << OLat brillare [den.] a.a. Lat beryllus

pırnal

Yun purnári/prinárion πουρνάρι/πρινάριον z [küç.] çalı meşesi, pırnal (quercus ilex veya quercus coccifera) EYun prînos πρῖνος za.a. +arion

pırtık

TTü yırtık pırtık