pürtük

pür1

Fa/OFa pur پر zdolu, çok << OFa purr/purn a.a. ≈ Ave pərəna- a.a. (Kaynak: Barth sf. 894)(≈ Sans pūrna a.a. ) << HAvr *pl̥h₁-nó-s (*pl̥-nó-s a.a. (Kaynak: Pokorny sf. 798-800)HAvr *pleh₁- (*plē-) çok olmak, dolu olmak

pür2

Fr pure saf, katıksız << Lat purus a.a.

pürçek

<< ETü bürçek saç kıvrımı veya örgüsü, püskül ETü bür- kıvırmak +çAk

püre

Fr purée sebze veya meyve ezmesi << EFr porée bezelye veya mercimek çorbası << OLat porea/purea a.a.

püriten

Fr puritain İng puritan köktendinci, özellikle 17. yy'da İngiltere'de türeyen radikal Protestan mezheplere mensup kimse OLat puritas saflık, nezahat Lat purus saf +itas

pürtük

"buruşuk, zerreli" [ Eşref, Hazâinu's-Saadât , <1460]
Eyü kanın tadı tatlıdur, südü daχı tatlı gerek, revān gerek, pürtüklü olmaya, birez sıvık birez koyu olmaya.

TTü burt-/bürt- buruşturmak, kıvırmak +Uk TTü bur-/bür-

 bur-


06.11.2018
pürüz

Fa purz/purze پرز/پرزه zkumaşın ve özellikle halının kenarından sarkan iplik, püskül, talaş << OFa *purçak ≈ ETü bürçek saç perçemi veya saç örgüsü

püskü

<? TTü büz- +gU

püskül

≈ Ar ˁuṯkūl عُثكول z [#ˁṯkl q.] 1. hurma salkımı, 2. yünden saçaklı süs ki özellikle kadınların deve semerine takılır (Kaynak: Lane sf. I.1953)

püskür|mek

≈ TTü püfkür- fışkırtmak, şiddetle sürüklemek onom püf/püs üfleme ve fışkırma sesi +kIr-

püsür

~? Erm psor/pşor փսոր/փշոր zkırıntı